SALARY in Turkish translation

['sæləri]
['sæləri]
maaş
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend
ücret
pay
fee
price
charge
salary
reward
fare
payment
rate
recompense
maaşı
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend
maaşını
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend
maaşın
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend
ücreti
pay
fee
price
charge
salary
reward
fare
payment
rate
recompense
ücretini
pay
fee
price
charge
salary
reward
fare
payment
rate
recompense
ücretin
pay
fee
price
charge
salary
reward
fare
payment
rate
recompense

Examples of using Salary in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
OK, I will pay the salary to you now.
Tamam, şimdi sana ücretini ödeyeceğim.
According to official data, the average monthly salary in September was 380 euros.
Resmi verilere göre, Eylül ayında ortalama aylık ücret 380 avroydu.
It's not much, but I will pay you half a year's salary.
Fazla değil, ama bir yıllık maaşın yarısını ödeyeceğim.
According to Finnish law, employees must be treated well and they must be paid salary.
Fin yasalarına göre çalışanlara iyi davranmak ve ücret ödemek gerekir.
They think I have a year's salary on my wrist.
Bir senelik maaşları bileğimde sanıyorlar.
There's just a slight catch to a very good job with a very good salary.
Çok iyi maaşlı, çok iyi bir iş bulmak herkese kısmet olmaz.
It would cost two years' salary.
İki yıllık maaşa mal olur bu.
Let's start with salary.
Maaşınla başlayalım.
They do pay our salary.
Onlar maaşımızı ödüyor.
You remember Pa promised to raise my salary after I was married.
Babamın evlendikten sonra maaşıma zam yapmaya söz verdiğini hatırlıyor musun.
We just, we cannot do this on my salary alone.
Sadece benim maaşımla bunun altından kalkamayız.
Do you really think you can raise a kid on Tom's salary?
Tomun aldığı maaşla bir çocuk büyütebileceğinize inanıyor musun?
Rolex… not something you could afford on a security guard's salary.
Rolex. Güvenlik görevi maaşınla alabileceğin bir saat değil.
And you pay half their salary.
Ve maaşlarının yarısını siz ödersiniz.
And you pay all their salary.
Maaşlarının tümünü siz ödersiniz.
But our salary is less than a corporate sweeper's.
Ama maaşımız sıradan bir çöpçüden bile az.
It's worth ten times my yearly salary.
Bu benim yıllık maaşımın on katı değer.
We just got our salary.
Maaşımızı yeni aldık.
Can't a salary man love you?
Maaşlı bir insan seni sevemez mi?
Because it doesn't have a 50% salary bump.
Çünkü maaşıma% 50lik bomba bir zammı yok.
Results: 1790, Time: 0.0489

Top dictionary queries

English - Turkish