SEEKING in Turkish translation

['siːkiŋ]
['siːkiŋ]
arıyor
to call
search
to seek
look
phone
lookin
arayan
looking for
called
it's
seeking
caller
searching for
istemeye
ask
want
wanna
to seek
wishing
requesting
demanding
arayarak
looking for
calling
searching for
seeking
arayışında
seeking
in search
looking for
in the pursuit
in his quest
in the hunt for
arayışı için
quest for
seeking
searching for
aramaya
to call
search
to seek
look
phone
lookin
aramak
to call
search
to seek
look
phone
lookin
arıyorum
to call
search
to seek
look
phone
lookin
istiyor
ask
want
wanna
to seek
wishing
requesting
demanding
istiyorsunuz
ask
want
wanna
to seek
wishing
requesting
demanding
istediği
ask
want
wanna
to seek
wishing
requesting
demanding
peşindeysen

Examples of using Seeking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It means seeking the approval of those who are going to die in it.
Ölecek olanların onayını aramak anlamına geliyor sanırım.
As to why the Lion Goddess is angered with her followers. I come seeking answers.
Aslan Tanrıça nın… müritlerine neden kızdığına dair cevaplar aramaya geldim.
It is widely known Pablo has been seeking the engraving plates stolen from the U.S. Mint.
Herkes tarafından Pablonun Amerika darphanesinden çalınmış bir para kalıbının peşinde olduğu bilinir.
Seeking redemption.
Kefaret arayışında.
Seeking entertainment. I would stay out all night.
Bezgin bir şekilde… tüm gece eğlence arayarak… dışarıda kalmak istiyorum.
It was like lightning… seeking the ground. And somehow.
Ve bir şekilde… zemin arıyor. Şimşek gibiydi.
They came here seeking harmony. The Dharma Initiative.
Dharma Girişimi. Buraya armoni arayışı için gelmişler.
Seeking the truth about aliens means a perfunctory 9:00-to-5:00 job to some.
Uzaylılarla ilgili gerçekleri aramak bazıları için… 9-5 arası mesai demektir.
Yeah. Desperately seeking spawn.
Tohum arıyorum, çaresizim. Evet.
Albania, Montenegro Seeking Broader Co-operation.
Arnavutluk ve Karadağ Daha Geniş İşbirliği Peşinde.
I would stay out all night, seeking entertainment.
Bezgin bir şekilde… tüm gece eğlence arayarak… dışarıda kalmak istiyorum.
Seeking the ground. And somehow… It was like lightning.
Ve bir şekilde… zemin arıyor. Şimşek gibiydi.
The Dharma Initiative. But they couldn't even coexist They came here seeking harmony.
Dharma Girişimi. Buraya armoni arayışı için gelmişler.
What if we put a post on Craigslist that says:"World-class Caltech physicist seeking girlfriend.
Craigsliste şöyle bir ilan versek'' Kaliteli Caltech fizikçisi sevgili arayışında.
Seeking explanations we don't give?
Açıklamalar istiyor, biz ona vermiyoruz?
Seeking the Holy Grail was to regain my lost wife, huh?
Kutsal Kaseyi aramak, kaybettiğim karımı yeniden kazanma girişimiydi, öyle mi?
Seeking him. Feeling him.
Onu arıyorum. Onu hissediyorum.
I am not seeking forgiveness.
Ben bağışlanma peşinde değilim.
Seeking those who have woken them. Taking over the world of the living.
Dünyayı ele geçiriyorlar. Onları uyandıranı arayarak.
Seeking an embrace of loyalty.
Sadakatini kucaklaması arayışında.
Results: 783, Time: 0.0701

Top dictionary queries

English - Turkish