SERVING YOU in Turkish translation

['s3ːviŋ juː]
['s3ːviŋ juː]
uyanıyorsanız
servis ediyorum
i'm serving

Examples of using Serving you in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Do you remember the day we first began serving you?
Size hizmet etmeye başladığımız gün hatırınızda mı?
Serving you is my one and only purpose now.
Sana hizmet etmek artık benim tek amacım.
It's been a pleasure serving you.
Size yardımcı olmak büyük şeref.
It has been a pleasure serving you, Avatar Korra.
Sana hizmet etmiş olmak bir zevkti Avatar Korra.
My greatest accomplishment is that I have dedicated myself to protecting your life and serving you.
En büyük başarım kendimi sana hizmet ve korumaya adamaktı.
From wasting my life serving you, you weak, undisciplined wretch.
Siz zayıf, terbiyesiz zavallılara hizmet etmekten aklımı kaçırdım.
Serving myself by-by serving you.
Size hizmet ederek kendime hizmet ediyorsun.
Do you know why we're in your home, serving you a search warrant?
Neden evinizde olup elinize arama izni verdiğimizi biliyor musunuz?
But I have decided to retire. Mum, may I say, it's been a pleasure serving you.
Size hizmet benim için büyük zevkti ama… emekli olmaya karar verdim.
If you wake up in a mansion to a butler serving you blueberry pancakes and fresh-squeezed orange juice… your day will probably be wonderful.
Bir malikânede, size yaban mersinli krep ve taze sıkılmış portakal suyu getiren bir kâhyaya uyanıyorsanız gününüz muhtemelen şahane geçer.
And fresh-squeezed orange juice… If you wake up in a mansion to a butler serving you blueberry pancakes your day will probably be wonderful.
Bir malikânede, size yaban mersinli krep ve taze sıkılmış portakal suyu getiren bir kâhyaya uyanıyorsanız… gününüz muhtemelen şahane geçer.
bold king, to permit me to redeem my father's name by serving you in combat.
izin verin savaşta size hizmet ederek babamın adını kurtarayım.
So do you think it is unjust that your loyal servant is punished for serving you?
Cezalandırılmasını adil bulmuyor musun? sırf sana hizmet etti diye Peki sadık hizmetkarının?
So do you think it's unjust that your loyal servant is punished for serving you?
Cezalandırılmasını adil bulmuyor musun? sırf sana hizmet etti diye Peki sadık hizmetkarının?
That your loyal servant is punished for serving you? So do you think it is unjust.
Cezalandırılmasını adil bulmuyor musun? sırf sana hizmet etti diye Peki sadık hizmetkarının.
In the past 20 years of serving you. I have never seen you engaging in any of the six condemned behaviors.
Size hizmet ettiğim geçen 20 yılda tasvip edilmeyen altı davranıştan herhangi birini sergilediğinizi görmedim.
No, right now, nothing pleases me more than serving you, Sir Integra.
Hayır, hiçbir şey beni, size hizmet etmekten daha mutlu edemez, Sir lntegra.
I beg you, bold king, to permit me… to redeem my father's name by serving you in combat.
Sana yalvarıyorum, yiğit kral… izin ver de savaşta sana hizmet ederek… babamın kefaretini ödeyeyim.
My father's, sir. I beg you, bold king, to permit me… to redeem my father's name by serving you in combat.
Babamın, efendim. Size yalvarıyorum cesur Kralım,… savaşta size hizmet ederek babamın ismini onurlandırmak… için sizden izin istiyorum.
I was serving you.
Sana hizmet ediyordum.
Results: 10817, Time: 0.047

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish