SHOUTED in Turkish translation

['ʃaʊtid]
['ʃaʊtid]
bağırdı
shout
yell
scream
cry
holler
bellow
haykırdı
to scream
to shout
yell
to cry out
to bawl
bağıran
screaming
yelling
shouting
yellin
cried
shrieking
bağırıyordu
screaming
shouting
yelling
was yellin
an l1a1
bağırdım
shout
yell
scream
cry
holler
bellow
bağırdığını
shout
yell
scream
cry
holler
bellow
bağırdılar
shout
yell
scream
cry
holler
bellow
bağırtısıyla
shouting
bağırana kadar
shouted
diye bağırıyordu
screaming
shouting
he was yelling
she was calling

Examples of using Shouted in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And he shouted at her louder and louder.
Ve o da kıza daha yüksek sesle bağırıyordu.
And shouted Archimedes famous last words: He raised his hand in anger.
Yumruğunu kaldırdı ve Arşimetin ünlü sözünü haykırdı.
I held out my arms, and my friends all shouted like this.
Hepsi böyle bağırdılar. Kollarımı açtım ve arkadaşlarım.
I shouted.
No. Could she tell you what these other men shouted?
Hayır. Onların nasıI bağırdığını söyleyebildi mi?
I remember one drunken general, that shouted something.
Sarhoş bir general hatırlıyorum, bir şey bağırıyordu.
He lifted his fist… and shouted Archimedes' famous word.
Yumruğunu kaldırdı ve Arşimetin deliklerini terk etti. Hışımla… ünlü sözünü haykırdı.
Yes. And you who shouted… what's your name?
Evet. Senin adın ne? Ve bağıran.
They shouted for help.
Onlar yardım için bağırdılar.
You should have heard me. I shouted as loud as I could.
Beni duymalıydın. Elimden geldiği kadar yüksek sesle bağırdım.
And shouted Archimedes famous last words: He raised his hand in anger.
Hışımla… yumruğunu kaldırdı ve Arşimetin ünlü sözünü haykırdı.
And the boy… shouted… And the boy.
Ve çocuk… Ve çocuk… bağırıyordu.
And you who shouted… Yes. what's your name?
Senin adın ne? Ve bağıran… Evet?
Tom's friends shouted for Tom to come out and play.
Tomun arkadaşları Tomun dışarı çıkıp oynaması için bağırdılar.
I shouted that the almonds have blossomed.
Ben badem çiçeği var diye bağırdım.
He lifted his fist… Eureka! and shouted Archimedes' famous word.
Hışımla… yumruğunu kaldırdı ve Arşimetin ünlü sözünü haykırdı.
Shouted… And the boy… And the boy.
Ve çocuk… Ve çocuk… bağırıyordu.
And you who shouted… Yes. what's your name?
Evet. Senin adın ne? Ve bağıran.
Tom and Mary both shouted as loudly as they could.
Hem Tom hem de Mary ellerinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdılar.
I screamed and shouted.
Çığlık attım ve bağırdım.
Results: 268, Time: 0.0847

Top dictionary queries

English - Turkish