SMALL FAVOUR in Turkish translation

[smɔːl 'feivər]
[smɔːl 'feivər]
küçük bir iyiliğe
küçücük bir iyilik
küçük bir rica

Examples of using Small favour in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Do me one small favour.
Sen hayatıma baharı getirebilirsin bana küçük bir iyilik yaparak.
You still owe me a small favour. Almost.
Neredeyse.- Bana hâlâ küçük bir iyilik borçlusun.
But that you, Pacquito, should refuse such a small favour to a lady… is distressing.
Ama bir bayana küçük bir iyiliği çok görmen Pacquito üzücü.
Werner. There is one small favour.- Yes?
Evet? Bir küçük iyilik gerekiyor.- Werner?
There is one small favour.- Werner.- Yes?
Evet? Bir küçük iyilik gerekiyor.- Werner?
Yes? There is one small favour.- Werner.
Evet? Bir küçük iyilik gerekiyor.- Werner.
There is one small favour.- Yes?- Werner.
Evet? Bir küçük iyilik gerekiyor.- Werner.
Werner.- Yes? There is one small favour.
Evet? Bir küçük iyilik gerekiyor.- Werner.
There is one small favour.- Werner.- Yes?
Bir küçük iyilik gerekiyor.- Evet?- Werner?
Yes?- Werner. There is one small favour.
Evet? Bir küçük iyilik gerekiyor.- Werner.
There is one small favour.- Werner.- Yes?
Bir küçük iyilik gerekiyor.- Werner.- Evet?
There is one small favour.- Werner.- Yes?
Evet?- Werner. Bir küçük iyilik gerekiyor?
There is one small favour.- Werner.- Yes?
Werner.- Evet? Bir küçük iyilik gerekiyor?
Small favour, small pause.
Küçük iyilik, küçük bekleme.
May I ask a small favour for my orderly?
Emrimdeki biri için senden küçük bir iyilik isteyebilir miyim?
If you would just show me a small favour in return.
Bir iyilik yaparsan. Tabi eğer karşılığında bana küçük.
Could I ask you a small favour?
Senden küçük bir iyilik isteyebil miyim?
Big favour, small favour.
Büyük iyilik, küçük iyilik.
But before that, there is a small favour I would like to ask of you.
Ama bundan önce sizden istediğim küçük iyilik var.
Yes, but I'm sure you will do me this small favour.
Evet ama eminim ki bu küçük iyiliği benden esirgemezsiniz.
Results: 58, Time: 0.0394

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish