SONS in Turkish translation

[sʌnz]
[sʌnz]
oğulları
son
boy
patris
çocukları
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
evlatları
son
kid
boy
kiddo
lad
buddy
sonny
child
laddie
oğlan
boy
guy
son
kid
lad
oğlu
son
boy
patris
oğullarını
son
boy
patris
oğullar
son
boy
patris
çocuklar
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
çocuğu
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
evlat
son
kid
boy
kiddo
lad
buddy
sonny
child
laddie
çocuklarını
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
evlatlar
son
kid
boy
kiddo
lad
buddy
sonny
child
laddie
evlatlarım
son
kid
boy
kiddo
lad
buddy
sonny
child
laddie
oğlanlar
boy
guy
son
kid
lad

Examples of using Sons in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Because he has wealth and sons.
Malmülk ve evlat sahibi bile olsa.
I want to understand… into criminals. what turns these peasant sons.
Anlamak istiyorum. Köylü çocuklarını suçlu haline getirenin ne olduğunu bilmeliyim.
even their sons.
hatta kendi çocukları bile.
Eat me! Eat me, you sons of bitches!
Beni yeyin, sizi kahpenin evlatları! Beni yeyin!
To fill every college in America. He says he's knocked out enough sons.
Amerikadaki tüm üniversiteleri dolduracak kadar oğlan peydahladım diyor.
Look sons, when this man comes. Let him eat drink in the house.
Bakın evlatlarım, bu adam geldiğinde müesseseden yiyip içmesine izin verin.
Come to think of it, bad sons cry easily, right.
Bu aklıma geldiğinde kötü evlatlar kolay ağlar, doğru.
Bor had three sons, Odin, Vili, and Vé.
Borrun üç çocuğu olmuştur: Vili, Ve ve Odin.
His father with two brand-new sons and a brand-new wife.
Babasıyla beraber yepyeni iki evlat. Yepyeni bir de avrat.
The Hopkins lost three sons to scarlet fever nearly five years ago.
Hopkinsler yaklaşık 5 yıl önce… kızıl hastalığından üç çocuklarını kaybetti.
As you well know. Sons of kings can be cruel and stupid.
Gayet iyi bildiğin gibi kralların çocukları acımasız ve aptal olabilir.
I can always make more sons.
Daima daha fazla oğlan doğurabilirim.
No sons.
Evlatlarım yok.
They had four sons, two of whom joined the army.
Dört tane çocuğu var, ikisi mimar.
Now I think of'em like sons.
Şimdi onları evlat gibi görüyorum.
Dear sons, you won't abandon us? Come on!
Sevgili evlatlar, bizi terketmeyeceksiniz değil mi? Gel!
Sons used to idolize their fathers.
Eskiden oğlanlar, babalarına hayranlıkla bakardı.
Sir Cathcart Soames, they all have entrusted their sons to me.
Sir Cathcart Soames, hepsi çocuklarını bana emanet ederler.
Sons of kings can be cruel and stupid, as you well know.
Gayet iyi bildiğin gibi kralların çocukları acımasız ve aptal olabilir.
Sons you have promised me when you are Queen, and sons I will have.
Kraliçe olacağın zaman bana oğlan sözü verdin.
Results: 5201, Time: 0.065

Top dictionary queries

English - Turkish