SORCERY in Turkish translation

['sɔːsəri]
['sɔːsəri]
büyücülük
wizard
sorcerer
warlock
magician
sorceress
witch
mage
magus
druid
enchanter
büyüyü
magic
spell
grow up
sorcery
voodoo
witchcraft
hex
incantation
occult
big
büyü
grow up
growth
to expand
bigger
being raised
expansion
to grown-up
bir sihirden
magic
sorcery
büyüsü
magic
spell
grow up
sorcery
voodoo
witchcraft
hex
incantation
occult
big
büyüsünü
magic
spell
grow up
sorcery
voodoo
witchcraft
hex
incantation
occult
big
büyüleri
magic
spell
grow up
sorcery
voodoo
witchcraft
hex
incantation
occult
big
bir sihirdir
magic
sorcery
büyücülüğü
wizard
sorcerer
warlock
magician
sorceress
witch
mage
magus
druid
enchanter
büyücülüğün
wizard
sorcerer
warlock
magician
sorceress
witch
mage
magus
druid
enchanter
bir sihir
magic
sorcery

Examples of using Sorcery in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No! Show us that sorcery. No!
Hayır! Hayır!- Şu büyüyü göster!
Father Giordano, have you thought about what a sentence for sorcery would mean?
Peder Giordano, büyücülüğün cezasının ne anlama geldiği hakkında fikrin var mı?
Her sorcery has brought sickness
Onun büyüleri bu köye acı
I invoke blood sorcery to heal the form.
Kan büyüsünü iyileştirmek için çağırıyorum.
I mean sorcery. What proof do you have?
Büyücülüğü kastediyorum.- Elinizde kanıt var mı?
I put it to you that Billy Corman died as the result of tribal sorcery.
Size söylüyorum ki Billy Corman kabile büyüsü sonucu öldü.
Sorcery is still outlawed… for them, little has changed.
Büyü hâlen yasak… Onlar için hiçbir şey değişmedi.
I knew there was something dubious going on here. Sorcery.
Büyücülük. Burada bazı kuşkulu şeyler döndüğünü biliyordum.
Invoke blood sorcery to turn me into a nosferatu!
Kan büyüsünü beni vampire dönüştürmesi için çağırıyorum!
Of Witchcraft and Sorcery.- An Illustrated History.
Cadılık ve Büyücülüğün Resimli Tarihi.
What proof do you have? I mean sorcery.
Büyücülüğü kastediyorum.- Elinizde kanıt var mı?
Malekith's sorcery is powerful indeed.
Malekithin büyüleri gerçekten de güçlü.
No sorcery known will allow a man ingress until she first lowers that drawbridge down.
Kadınlar köprüyü indirmeden içeri girebilmen için bilinen bir sihir yok.
I knew there was something dubious going on here. Sorcery.
Büyü! Burada şaibeli bir şeyler döndüğünü biliyordum.
I knew there was something dubious going on here. Sorcery.
Burada şüpheli bir şeyler döndüğünü biliyordum. Büyücülük.
We will not be sick? If we take the water sorcery.
Eğer su büyüsünü alırsak… hasta olmayacak mıyız?
Combat sorcery demands improvisation.
Savaş büyüleri doğaçlamayı gerektirir.
I mean sorcery.
Büyücülüğü kastediyorum.
Sorcery. I knew there was something dubious going on here.
Büyü! Burada şaibeli bir şeyler döndüğünü biliyordum.
And Taoist, alchemy and sorcery. There's Buddhism, Confucianism.
Budizm, Konfüçyüsçülük, Taocu simya ve büyücülük var.
Results: 303, Time: 0.0487

Top dictionary queries

English - Turkish