STARTED EATING in Turkish translation

['stɑːtid 'iːtiŋ]
['stɑːtid 'iːtiŋ]
yemeye başladılar
yemeye başladım

Examples of using Started eating in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sami put a napkin around his neck and started eating.
Sami boynuna peçete koydu ve yemek yemeye başladı.
Then it developed sort of teeth-like… little raspy in-curving hooks and started eating.
Ardından kıçta diş gibi ufak içe doğru kıvrık kancalar çıktı ve yemek yemeye başladı.
I guess when people started eating one another… there wasn't much point in keeping anybody locked up.
Sanırım… insanlar birbirini yemeye başladığında… birini kilit altında tutmanın pek bir anlamı kalmamıştı.
But they weren't here when we were cooking. Also noticed that we started eating and it seems like the whole family showed up.
Bütün aile bireylerinin ortaya çıktığını gördüm ama biz yemek yaparken burada değillerdi. Yemeye başladığımızda.
I guess when people started eating one another… there wasn't much point in keeping anybody locked up.
Sanırım… insanlar birbirini yemeye başlayınca… birilerini kilitlemek eskisi kadar anlamlı olmuyor.
I guess when people started eating one another… there wasn't much point in keeping anybody locked up.
Herhalde… insanlar birbirini yemeye başlayınca… birilerini kilit altında tutmanın pek bir esprisi kalmıyor.
The buckets were riddled with bite marks dating back to last spring when our dog Tapioca got depressed and started eating metal.
Kovalar köpeğimiz Tapioca nın, geçen bahar depresyona girip metal yemeye başlamasından sonra delik deşik olmuşlardı.
Then you started eating gluten, which only made things worse.
Bu da sende miyestenia gravisin gelişmesine neden oldu… glutenli yiyecekler yemeğe başlayınca, durumunu daha da kötüleştirdin.
And it seems like the whole family showed up, Also noticed that we started eating but they weren't here when we were cooking.
Bütün aile bireylerinin ortaya çıktığını gördüm ama biz yemek yaparken burada değillerdi. Yemeye başladığımızda.
that's when she stopped being nice and started eating.
işte o zaman kibar olmayı bıraktı, ve yemeye başladı.
the monkey ripped off both his arms and started eating them, so they had to shoot it.
maymun çocuğun kollarını kopardı ve yemeğe başladı, o yüzden onu vurmak zorunda kaldılar.
He started eating.
Yemeye başladı.
We started eating.
Yemeğe başlamıştık.
I started eating.
Yemeye başladım.
We started eating.
Yemeye başladık.
He started eating again.
Tekrar yemeye başladı.
She started eating again.
Tekrardan yemeye basladi.
We just started eating.
I just started eating.
Kesinlikle… daha yeni yemeğe başladım.
I just started eating.
Aslında yemeğe henüz başlamıştım.
Results: 1056, Time: 0.0383

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish