STIMULI in Turkish translation

['stimjʊlai]
['stimjʊlai]
uyarıcılara
warning
alert
notice
caution
heads-up
stimulation
of warning
uyaranlar
stimuli
uyarıcı
warning
alert
notice
caution
heads-up
stimulation
of warning
uyarıcıya
warning
alert
notice
caution
heads-up
stimulation
of warning
uyarıcılar
warning
alert
notice
caution
heads-up
stimulation
of warning
uyaranlara karşı
stimuli
uyaranlara çok

Examples of using Stimuli in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Increasing stimuli to.
She's unresponsive to outside stimuli, but her brain activity is still normal.
Dış uyarılara karşı tepkisiz fakat beyin fonksiyonları gayet normal.
I know that you're enjoying all sorts of stimuli and your usual cocktail tonight.
Bu gece her türlü uyarıcının ve her zamanki kokteylinin tadını çıkardığını biliyorum.
Increasing stimuli to… Kelvo nine.
Uyarıcıları artır… Kelvo Dokuz.
Tomorrow I'm going to introduce various stimuli music, images, smells.
Yarın farklı uyarıcılarla tanıştıracağım… müzik, resimler, kokular.
Music, images, smells… Okay. Tomorrow I'm going to introduce various stimuli.
Yarın farklı uyarıcılarla tanıştıracağım… müzik, resimler, kokular.
Tomorrow I'm going to introduce various stimuli music, images, smells… Okay.
Yarın farklı uyarıcılarla tanıştıracağım… müzik, resimler, kokular.
In fact, intelligence is actually determined by the ability to adapt to new stimuli.
Hatta zeka yeni uyarılara uyum sağlama yeteneğiyle belirlenir.
responding to verbal stimuli.
Sözlü uyarılara tepki veriyor.
Imagine that this jug contains all the stimuli reality offers us.
Bu sürahinin gerçekliğin tüm uyarıcılarını içerdiğini düşünün.
Your brain is constantly taking in stimuli.
Beynin sürekli uyarıcıları alıyor.
Lack of reaction to pain stimuli in the cranial nerve area.
Kafatası sinir bölgesinde acı uyarıcılarına tepki yok.
Everything was indistinguishable group of stimuli at first and then I started to slowly systemize.
Önce her şey ayırt edilemez bir uyarıcı grubuydu ve sonra yavaşça sistemleştirmeye başladım.
It's a perceptual dysfunction in which aural and visual stimuli are incorrectly processed by the brain.
Görsel ve işitsel uyarımların beyin tarafından yanlış işlendiği bir algısal bozukluk.
I have tried other stimuli, but they have been unsuccessful.
Başka uyaranları denedim, ama onlar başarısızlıkla sonuçlanıyor.
He will be vulnerable to stimuli in the more fundamental areas of his brain.
Beyninin daha temel bölgelerinde uyarılmaya karşı daha hassas olacaktır.
Additionally, the idea of subliminal stimuli can be traced back to this theory.
Buna ek olarak,'' subliminal stimuli'' nin kaynağı bu teoride bulunabilir.
They use them in behavioral stimuli experiments.
Davranışsal uyaran deneylerinde kullanılıyor.
The EU leaders also agreed that fiscal stimuli plans need to be maintained.
AB liderleri mali uyarı planlarının korunması gerektiği konusunda da anlaştılar.
A lack of space and stimuli can cause the pigs to become aggressive.
Boşluk ve uyaran eksikliği, domuzların agresif olmasına neden olabilir.
Results: 131, Time: 0.1836

Top dictionary queries

English - Turkish