SUBURBAN in Turkish translation

[sə'b3ːbən]
[sə'b3ːbən]
banliyö
suburban
commuter
varoş
suburban
ghetto
slum
hood
favela
inner-city
slumdog
the suburbs
suburban
kenar mahalle
suburban
inner-city
ghetto-ass
the suburbs
şehir
city
town
urban
county
downtown
kenar mahallelerinde
suburban
inner-city
ghetto-ass
the suburbs
banliyölerinde ciddiyim annesinin bodrumunda yaşayan
bir mahallesinde
neighborhood
a parish
banliyölü
suburban
commuter
banliyölerinde
suburban
commuter
banliyösündeki
suburban
commuter
şehirli
city
town
urban
county
downtown

Examples of using Suburban in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Who lives in his mama's basement in suburban Detroit.
Detroit banliyölerinde, annesinin bodrumunda yaşar.
Number three, I don't happen to fit the role of dumb, insensitive suburban husband.
Üçüncüsü, aptal, duyarsız kenar mahalle kocası rolüne uymuyorum.
You're just some lame suburban dad!
Banliyölü ezik babanın tekisin!
Really between chronic dissatisfaction and suburban drudgery? I mean, but are our choices.
Ve şehirli angaryası mı? Tek seçeneklerimiz kronik hoşnutsuzluk.
I get that you love being this soft, suburban zombie.
Anlıyorum, aşık olman seni yumuşatmış, banliyölü bir zombiye dönmüşsün.
Are our choices really between chronic dissatisfaction and suburban drudgery?
Tek seçeneklerimiz kronik hoşnutsuzluk ve şehirli angaryası mı?
Dexter Morgan, good suburban husband.
Dexter Morgan: Banliyölü iyi eş.
Suburban kid is killed
Varoşlardan bir genç öldürülüp,
It's a little different than suburban DC.
Başkentteki banliyölerden biraz farklıdır.
Suburban mountain lion attacks are up 400.
Varoşlardaki dağ aslanı saldırıları% 400 artmış.
These kids aren't growing up in some nice suburban neighborhood in Illinois.
Bu çocuklar Illinois banliyölerindeki güzel mahallelerde büyümüyorlar.
Emotion looks the same whether you're a suburban housewife or a suicide bomber.
Banliyöde ev hanımı ya da intihar bombacısı da olsanız, duygular aynıdır.
Or a suicide bomber. Emotion looks the same, whether you are a suburban housewife.
Banliyöde ev hanımı ya da intihar bombacısı da olsanız, duygular aynıdır.
But there's no future in mowing the suburban lawn.
Ama banliyöde çimen biçmenin bir geleceği yok.
You're no suburban housewife.
Sen kenar mahalleli bir ev kadını değilsin.
Suburban whities ignore anyone who doesn't look and sound like you.
Banliyödeki beyazlar kendilerine benzemeyen herkesi yok sayıyorlar.
I want us to live like suburban idiots.
Kenar mahalleli avanaklar gibi yaşamak istiyorum.
There are fewer cops in suburban stations.
Banliyödeki istasyonlarda daha az polis oluyor.
A forecast on paris suburban delinquency.
Parisin kenar mahallelerindeki suç işleme oranı üzerine çalışıyorum.
In our like perfect suburban homes.
Bize göre kusursuz, banliyödeki evlerimizde.
Results: 400, Time: 0.0595

Top dictionary queries

English - Turkish