THE FLAGS in Turkish translation

[ðə flægz]
[ðə flægz]
bayrakları
flag
relay
banner
bunting
işaretler
sign
signal
mark
index
marker
indicate
cue
beacon
symbol
forefinger
bayraklar
flag
relay
banner
bunting
bayraklara
flag
relay
banner
bunting
bayrakların
flag
relay
banner
bunting

Examples of using The flags in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
For those of you dining tonight in the Bounty, note the flags above you.
Bu akşam Bountyde yemek yiyecek olanlar yukarıdaki bayraklara bir bakın.
Now go outside and look at the flags on the rooftops.
Şimdi dışarı çık ve çatılardaki bayraklara bak.
There are no nations anymore, only companies. Despite all the flags fluttering on First Avenue.
Artık o uluslar yok. Birinci Bulvardaki bayraklara rağmen.
Group with the flags, carrying the deceased, is on Świętojańska Street.
Cesedi taşıyan bayraklı grup şu an Swietojanska Caddesinde.
Changing the flags of message %1 failed with %2.
Iletisinin bayraklarını% 2 ile değiştirme işlemi başarısız oldu.
Silent Changing the flags of message %1 failed with %2.
Iletisinin bayraklarını% 2 ile sessiz değiştirme işlemi başarısız oldu.
Snowflakes do not enter the flags.
Bayrakta kar taneleri olmaz.
Sisters-brothers' come to the fields, take the flags and let's sing!
Kardeşler alanlara gelin, bayrak alın ve şarkı söyleyin!
The flags placed on the coffins where they lay are there.
Tabutun üzerindeki bayrağın altında onlar yatıyor.
They pay for the flags?
Bayrak için para mı veriyorlar?
They pay for the flags.
Bayrak için para ödüyorlar.
Salute the flags!
Bayrağa selam!
Sir, these people have been working since your 6:00 a.m. parade of the flags.
Efendim, bu insanlar sabah 6daki bayrak töreninizden beri çalışıyor.
Wave the flags that the robots made♪.
Robotların yaptığı bayrağı selamla.
He knew the flags of every country in the world.
Dünyadaki bütün ülkelerin bayraklarını tanırdı.
The flags were wrong.
Yanlış işaretlenmişlerdi.
Around you stand the flags and standards of this National Socialism.
Bu Nasyonal Sosyalizmin sancaklarını ve bayraklarını diktin.
The House will now consider the Flags for Orphans bill.
Şimdi, meclis'' Yetimler için Bayrak'' tasarısını düşünecek.
The flags themselves are not the problem here.
Burda asıl mesele bayrağın kendisi değil.
Science fiction authors have, for literary purposes, described the flags of fictional Martian governments.
Bilimkurgu yazarları edebi amaçlarla kurgusal Mars hükûmetlerinin bayraklarını yaratmıştır.
Results: 151, Time: 0.0366

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish