TWO-FACED in Turkish translation

[tuː-'feist]
[tuː-'feist]
ikiyüzlü
hypocrite
hypocritical
two-faced
duplicitous
hypocrisy
double-crossing
mealy
insincere
double-dealer
iki yüzlü
two hundred
0
two faces
i̇ki yüzlü
two hundred
0
two faces
i̇kiyüzlü
hypocrite
hypocritical
two-faced
duplicitous
hypocrisy
double-crossing
mealy
insincere
double-dealer

Examples of using Two-faced in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So, today, I decided to do a two-faced test.
Ben de bugün ikiyüzlülük testi yapmaya karar verdim.
Don't trust him. He's very two-faced.
Ona inanma. O çok ikiyüzlüdür.
For real? You're a catfish and two-faced!
Gerçekten mi? Hem sahtesin hem ikiyüzlüsün.
He always said,"Emilie is loving and generous"but two-faced.
Hep derdi ki'' Emilie şefkatli ve gönlü zengin ama ikiyüzlüdür.
They're… two-faced.
Onlar… iki yüzlüdür.
He is untrustworthy, two-timing, two-faced, spineless, selfish little shit.
Döneğin tekidir, üçkağıtçı, iki yüzlü iradesiz, bencil aşağılık bir pislik.
Two-faced?
İki yüzlü mü?
He's saying that you're two-faced.
Senin ikiyuzlu oldugunu soyluyor.
Two-faced transformation! Fudo Omote Two-Face Castle.
Two-Face Kalesi, ayrılmaz olan… dönüşüm! Two-Face..
It sounded like you guys got along so well. Two-faced?
İki yüzlü mü? Çok iyi anlaşıyor gibiydiniz?
Two-faced? It sounded like you guys got along so well.
İki yüzlü mü? Çok iyi anlaşıyor gibiydiniz.
So, are you gonna move in with that duplicitous two-faced bitch?
O iki yüzlü sahtekar fahişeyle aynı eve mi taşınacaksın?
I feel so two-faced.
İkiyüzlü gibi hissediyorum.
Don't call me that, lying, two-faced backstabber.
Yapma o bana çağır, lying, iki-faced arka stabber.
Fudo Omote Two-Face Castle, two-faced transformation!
Two-Face Kalesi, ayrılmaz olan… dönüşüm! Two-Face.
The killer thought his victim was two-faced.
Katil, mağdurun iki yüzlü ve namussuz olduğunu düşünüyor.
Are a devious, malicious, Two-faced, two-timing-- And you, Colonel Clegg.
Sen Albay Clegg güvenilmez, art niyetli, iki yüzlü, üç kağıtçı.
I Have Hundreds Of Backstabbing, Two-Faced, Superficial Friends That Are Pouring In From All Over The Globe To Be Part Of This Wedding.
Yüzlerce arkadan bıçaklayan, ikiyüzlü, sığ arkadaşım var, dünyanın her yanından bu düğüne katılmak için geliyorlar.
How does one go about killing an all-powerful wolf vamp and his two-faced older brother?
Güçlü mü güçlü bir kurt-vampir ve ikiyüzlü bir abiyle nasıl başa çıkılır ki?
Bowed before a two-faced silver skull. spat on the cross,
İsayı reddettim, iki yüzlü gümüş bir kafatasının önüne eğildi.
Results: 172, Time: 0.0594

Top dictionary queries

English - Turkish