UNANIMOUSLY in Turkish translation

[juː'næniməsli]
[juː'næniməsli]
oybirliğiyle
unanimously
by acclamation
by unanimous vote
oybirliği ile
unanimously
unanimous decision

Examples of using Unanimously in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Voted… That is why the National Election Commission… unanimously.
Oy birliği ile Ulusal Seçim Konseyi de bu yüzden.
They approved me unanimously.
Onlarda beni Oy birliği ile kabul ettiler.
The board voted unanimously to offer you Niles Pender's job- executive vice president.
Yönetim sana oylama ile Niles Penderın işini teklif ediyor:… başkan yardımcılığı.
In the House of Commons today, the new Marine Oftenses Act was passed unanimously.
Bugün, yeni Deniz Suçları Yasası Avam Kamarasında oy birliğiyle kabul edildi.
LeBron James, James Harden unanimously selected to All-NBA First Team.
LeBron James, James Harden unanimously selected to All-NBA First Team.
Reading committee Gallimard, unanimously.
Gallimardı okuma komitesi, karar birliğiyle.
At the very first meeting of the aaglnycpa, I was elected president unanimously, Because I was the only member.
Aaglnycpanın ilk toplantısında oybirliğiyle başkan seçilmiştim çünkü tek üye bendim ve kendime oy vermiştim.
This bench is unanimously agreed that, given the witness statements,
Mahkeme heyeti tanıkların verdiği ifadeleri oy birliğiyle kabul etti.
Following Jagan's death in March 1997, Ramotar was unanimously elected to succeed him as the PPP's General Secretary on March 29, 1997.
Mart 1997de Raganın ölümünün ardından, Ramotar oybirliğiyle 29 Mart 1997 tarihinde PPP Genel Sekreteri olarak onun yerine seçildi.
Bonham Carter was a member of the 2006 Cannes Film Festival jury that unanimously selected The Wind That Shakes the Barley as best film.
Bonham Carter, Özgürlük Rüzgarı filmini oy birliğiyle en iyi film seçen 2006 Cannes Film Festivali jüri üyesi oldu.
December 16, 2004, the Senate of Mykolas Romeris University unanimously approved Professor Alvydas Pumputis as Rector Resolution No.
Aralık 2004te Mykolas Romeris Üniversitesi Senatosu oybirliği ile Rektör( Karar No 1SN-9) olarak Prof Alvydas Pumputisi onayladı.
the representatives of BiH institutions unanimously say constitutional reform is necessary
BH kurumlarının temsilcileri oybirliğiyle anayasa reformunun gerekli olduğunu
The following year, he was unanimously elected Secretary General of the Arab Front, a movement supportive of the Palestinian revolution.
Ertesi yıl, oy birliğiyle, Filistin devrimini destekleyen bir hareket olan Arap Cephesinin genel sekreteri seçildi.
On 1 November 2014, the armed forces unanimously backed Zida to lead the country in an interim capacity towards the 2015 presidential election.
Kasım 2014 tarihinde silahlı kuvvetler oybirliğiyle 2015 cumhurbaşkanlığı seçimlerine doğru ülkeyi yönetmesi için Zidayı destekledi.
She was elected unanimously by all members of the National Assembly to be become the first female Vice President of Mauritius.
Mauritiusun ilk kadın başkan yardımcısı olmak üzere Millet Meclisinin bütün üyeleri tarafından oybirliği ile seçildi.
Prince Hall was unanimously elected its Grand Master
Prince Hall, oy birliğiyle Büyük Üstad seçildi
Accenture announced on 26 May 2009 that its board of directors unanimously approved changing the company's place of incorporation from Bermuda to Ireland and would become Accenture plc.
Accenture, 26 Mayıs 2009da Yönetim Kurulunun şirketin Bermudadan İrlandaya katılmasının değiştirilmesine oybirliği ile onay verdiğini ve'' Accenture plc'' olacağını duyurdu.
Classical Marxists have unanimously claimed that nationalism is a"bourgeois phenomenon" that is not associated with Marxism.
Klasik Marksistler, oy birliğiyle milliyetçiliği Marksizm ile ilişkisi olmayan bir burjuva olgusu olarak ilan etti.
A jury representing the Utrinski Vesnik daily unanimously declared Milovan Stefanovski's novel Lost Zegol the winner of a contest for Macedonian Novel of the Year.
Günlük Utrinski Vesnik gazetesini temsil eden jüri oybirliğiyle, Milovan Stefanovskinin Lost Zegol( Kayıp Zegol) adlı romanını Makedonyada Yılın Romanı yarışmasının galibi ilan etti.
We, the 12 members of the jury, unanimously find the defendant guilty of the assassination of President George Walker Bush, with a rifle, this the 10th day of May 2008.
Biz, jürinin 12 üyesi, davalıyı, Başkan George W. Busha tüfekle suikast düzenleme suçundan, 10 Mayıs 2008de oybirliği ile suçlu bulduk.
Results: 146, Time: 0.0428

Top dictionary queries

English - Turkish