UNWIND in Turkish translation

[ˌʌn'waind]
[ˌʌn'waind]
gevşe
relax
unwind
relaxation
to loosen up
loose
slacking
rahatlamama
relax
comfort
relaxation
relief
to decompress
to chill
comfortable
reassurance
ease
to unwind
gevşemek
relax
unwind
relaxation
to loosen up
loose
slacking
gevşet
relax
unwind
relaxation
to loosen up
loose
slacking
dinlenmek
rest
relax
relaxation
a break
to take
unwind

Examples of using Unwind in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So unwind for a few days.
Böylece biraz gevşersin.
I'm gonna find a place to relax and unwind.
Rahatlayıp gevşeyeceğim bir yer bulacağım.
So unwind with your wife.
Karınla dinlen o zaman.
Right, unwind the vines, and don't let go until we're all on board.
Evet, bağları çözün ve hepimiz binene kadar bırakmayın.
Unwind me. All you broads are all alike.
Beni ektin. Tüm kadınlar aynısınız.
All you broads are all alike. Unwind me.
Beni ektin. Tüm kadınlar aynısınız.
Unwrap the Foot Pedals, unwind the Cord and attach the cord behind the Removable Cover.
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmak.
Unwind, that's a good word, unwind.
Dolandı. Bu güzel bir kelime. Dolanmak.
Dad, can I unwind for a minute?
Baba, bir dakika için yorgunluğumu atabilir miyim?
I can't unwind.
Bir türlü gevşeyemedim.
Unwind after a long day?
Uzun bir günün ardından gevşemek için?
Unwind me.
Beni ektin.
Open up your mind, let your fantasies unwind.
Zihnini aç bırak fantezilerin çözülsün.
I never saw a guy unwind that fast.
Bir adamın bu denli çabuk çözüldüğünü hiç görmemiştim.
Just to sail and unwind.
Biraz açılmak ve dinlenmek için.
And I thought we should unwind a little. Look, we have been… stressed out lately.
Son zamanlarda çok gerildik, düşündüm de, biraz gevşememiz lazım.
Open up your mind, let your fantasies unwind, in this darkness that you know you cannot fight the darkness of the music of the night.
Zihnini aç bırak fantezilerin çözülsün. Bildiğin bu karanlıkta savaşamazsın gece müziğinin karanlığıyla.
We will unwind, soak in the hot tub,
Dinleneceğiz, sıcak bir küvet olacak
You need unwinding.
Çözülmeye ihtiyacın var.
Excellent. Just the thing for unwinding after a rough day.
Mükemmel. Ofisteki sıkıcı bir günün ardından rahatlamak için birebir.
Results: 50, Time: 0.0771

Top dictionary queries

English - Turkish