VAGUELY in Turkish translation

['veigli]
['veigli]
hayal meyal
vaguely
dimly
belli belirsiz
vaguely
indistinct
dimly
faintly
obscure
certain obscure
near-imperceptible
uncertain
biraz
some
little
bit
just
kind
slightly
kinda
somewhat
for a while
belirsiz bir şekilde

Examples of using Vaguely in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It seems like a vaguely racist moronic drinking game.
Belirsiz, geri zekalı, ırkçı bir oyuna benziyordu.
You begin to interest me, vaguely.
Azıcık ilgimi çekmeye başladınız.
That's vaguely sweet.
Hayal de olsa çok tatlı.
Luke's outgoing message is a long and vaguely sexist rap.
Lukeun sesli mesajı uzun ve belirsiz bir cinsiyetçilik içeren bir rap şarkısı.
Qualified, vaguely positive reply.
Kalifiye belirsiz olumlu cevap.
Vaguely, yes.
Vaguely, evet.
Well, if by"cute," you mean"vaguely upsetting.
Sevimli ile, hayal kırıklığını kastediyorsan evet öyle.
Instead of the critters, there's some vaguely human heads identified by a label.
Yaratiklar yerine, etiketlerle isaretlenmis bir nevi insan kafalari.
I'm vaguely offended by that.
Ben belirsiz bir küskünlük içindeyim.
And it's hot- Vaguely disturbing, but mostly hot.
Ve bu çok ateşli hafif rahatsız edici, ama genel olarak ateşli.
I vaguely remember somebody asking about Moose Malloy.
Hayal meyaI birinin Moose Malloydan bahsettiğini hatırlıyorum.
I hope you found that vaguely interesting.
Umarım bunu bir şekilde ilginç bulmuşsunuzdur.
Vaguely but not overtly Jewish.
Yahudi olduğunu çok belli etmez ama açıkça bellidir..
I vaguely remembered my accident.
Hayal mayal kazayı hatırladım.
It might be, if you were even vaguely reliable.
Az da olsa güvenilir biri olsan, belki olabilirdi.
Very vaguely, but.
Çok anlaşılmaz fakat.
Vaguely. Listen to this.
Şöyle böyle. Dinle.
That was an accident, right? Yeah, vaguely.
Evet, hayal meyal hatırlıyorum. Kazara olmuştu, değil mi?
I vaguely recall 30.
Miş gibi hatırlıyorum.
I vaguely recall 30.- What're you waiting for?
Belirsiz hatırlıyorum 30. Ne bekliyorsunuz?
Results: 308, Time: 0.0465

Top dictionary queries

English - Turkish