VENTING in Turkish translation

['ventiŋ]
['ventiŋ]
boşaltma
to come
cum
cumming
wasn't spooged
boşaltmayı
to come
cum
cumming
wasn't spooged
havalandırılıyor
boşaltılıyor
to come
cum
cumming
wasn't spooged

Examples of using Venting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Might wanna think about getting some pollen filters in the venting.
Havalandırmaya polenler için bir filtre takmayı düşünemezler mi.
Venting, dumping, and tossing, Captain.
Boşaltıldı, açıldı ve atıldı Kaptan.
Look at the venting!
Havalandırmaya bak!
They're trying to kill us by venting the oxygen.
Oksijeni boşaltarak bizi öldürmeye çalışıyorlar.
Andromeda, begin emergency venting.
Andromeda, acil durum havalandırmasını başlat.
Venting O2 tanks for deceleration.
Hızı azaltmak için oksijen deposu boşaltılsın.
Begin venting the atmosphere in Colonel Telford's quarters now.
Albay Telfordın odasındaki havayı boşaltmaya başla.
Venting sequence initiated.
Hava tahliye işlemi başlatıldı.
There's a lot of venting, more than I have ever seen.
Çok fazla sızıntı var. Hiç bu kadar görmemiştim.
I know how venting a trouble works.
Bir sorun çıkarmanın nasıl işlediğini bilirim.
We can reduce our density by venting plasma and transporting all nonessential equipment off the ship.
Plazma kanalından gereksiz araç gereçleri gemiden atarsak yoğunluğumuzu azaltabiliriz.
I must have damaged the venting system when I escaped.
Kaçtığım zaman tahliye sistemine zarar vermiş olmalıyım.
Venting reactor.
Reaktörün havası boşaltılıyor.
Coolant venting. Venting coolant.
Soğutucu püskürtülüyor.- Soğutucu püskürtülüyor.
Through the venting!
Havalandırma boşluğuna!
Beginning venting. Why am I still pressurized?
Basınç neden boşaltılmadı? Boşaltma başlıyor?
Why am I still pressurized? Beginning venting.
Basınç neden boşaltılmadı? Boşaltma başlıyor.
That's beautiful, man. Emergency venting.
Acil çıkış. Harika dostum.
That's beautiful, man. Emergency venting.
Acil çıkış. Harika adamım.
Venting.
Havalandırma, menfez.
Results: 72, Time: 0.0541

Top dictionary queries

English - Turkish