VERY QUICK in Turkish translation

['veri kwik]
['veri kwik]
çok hızlı
too fast
so fast
very fast
really fast
very quickly
pretty fast
too quickly
so quickly
's fast
too quick
çok çabuk
very quickly
so quickly
too quickly
so fast
too fast
too soon
very fast
pretty quick
so quick
pretty quickly
çok kısa
is too short
very short
very brief
is so short
is short
very briefly
really short
very little
very shortly
too brief

Examples of using Very quick in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Xiomara Gloriana Villanueva was also a very quick learner with many skills.
Xiomara Gloriana Villanueva da birçok konuda hızlı öğrenen birisiydi.
but he was very, very quick.
ancak çok ama çok hızlıydı.
Tom was very quick to volunteer.
Tom gönüllü olmak için çok hızlıydı.
But here I'm being told that the piece of music is very quick.
Fakat burada bana bu müzik parçasının oldukça hızlı olduğu söyleniyor.
You were very quick to surrender.
Teslim olma konusunda çok acelecisin.
But when we saw the spots of blood on the tent, we knew as we looked that this was a very quick event.
Ama çadırdaki kan izlerini gördüğümüzde bunun çok hızlı gerçekleşen bir olay olduğunu anladık.
And I just- I just like to say a very quick thing and make a toast.
Ve ben sadece- Çok hızlı bir şey söylemeyi ve tost yapmayı seviyorum.
To begin with, however, I have to give you a very, very quick lesson in developmental biology, with apologies to those of you who know some biology.
Fakat başlangıç için, biraz biyoloji bilenlerden özür dileyerek, sizlere çok çok kısa bir gelişim biyolojisi dersi vermek zorundayım.
This cell achieved very quick success in telegraphy,
Bu hücre ile telgrafta çok hızlı bir başarı, sinyalizasyon
slender, a very quick and sharp flier.
narin, çok hızlı, ve çevik uçucu.
We knew as we looked that this was a very quick event. But when we saw the spots of blood on the tent.
Ama çadırdaki kan izlerini gördüğümüzde… bunun çok hızlı gerçekleşen bir olay olduğunu anladık.
So it got very intense very quick So, we went from dating, to living together, when you combine all those things. to living together and working together.
Flörtten, birlikte yaşamaya geçtik… oradan da birlikte çalışmaya geçtik… yani çok yoğun ve çok hızlı gelişti… tüm bunları düşünecek olursanız.
so it got very intense very quick to living together and working together, So, we went from dating.
birlikte çalışmaya geçtik… yani çok yoğun ve çok hızlı gelişti… tüm bunları düşünecek olursanız.
to living together, so it got very intense very quick.
birlikte çalışmaya geçtik… yani çok yoğun ve çok hızlı gelişti… tüm bunları düşünecek olursanız.
to 100 shells and stones… And then, I see her, in a very quick movement, over her vulnerable head.
kollarını da savunmasız kafasının üzerine doğru katlıyor. çok hızlı hareketlerle.
over her vulnerable head. And then, I see her, in a very quick movement, picking up maybe close to 100 shells and stones.
taşı toplamış, Sonra bir baktım ki kollarını da savunmasız kafasının üzerine doğru katlıyor. çok hızlı hareketlerle.
But as we learned when Lipchiski blew himself up in Toledo, it's not clean. Very quick.
Ancak Lipchiskinin, Toledoda iş üstünde kendini patlatmasından… öğrendiğimize göre bu pek temiz bir yöntem değildir. Çok hızlıdır.
I married very quick, I knew my wife two weeks before marrying and that it is the other face of the currency.
Evliliğim çok çabuk oldu. Eşimi sadece bir kaç aydır tanıyordum.
So we did some very quick tests on the metal
Metal üzerinde oldukça hızlı birkaç test yaptık
this Vincent Spaulding?""Small, stout-built, very quick in his ways, no hair on his face,
şişman inşa edilmiş, çok hızlı yolları, yüzünde hiç saç,
Results: 69, Time: 0.0764

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish