VIEWS in Turkish translation

[vjuːz]
[vjuːz]
görüşleri
vision
see
meet
opinion
view
of sight
visual
visibility
talk
contact
manzarası
view
landscape
scenery
sight
spectacle
scenic
panorama
görünümler
view
look
appearance
display
outlook
aspect
görüntülenme
image
video
visual
picture
footage
vision
appearance
blur
of photography
view
görüntüleme
displaying
viewing
filming
görüşlerini
vision
see
meet
opinion
view
of sight
visual
visibility
talk
contact
manzara
view
landscape
scenery
sight
spectacle
scenic
panorama
görüşler
vision
see
meet
opinion
view
of sight
visual
visibility
talk
contact
manzaralı
view
landscape
scenery
sight
spectacle
scenic
panorama
görüşlere
vision
see
meet
opinion
view
of sight
visual
visibility
talk
contact
manzaralar
view
landscape
scenery
sight
spectacle
scenic
panorama
görünümleri
view
look
appearance
display
outlook
aspect
görünümlerin
view
look
appearance
display
outlook
aspect
görüntüler
image
video
visual
picture
footage
vision
appearance
blur
of photography
view
görünüm
view
look
appearance
display
outlook
aspect
görüntüleri
image
video
visual
picture
footage
vision
appearance
blur
of photography
view

Examples of using Views in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Spectacular ocean views, great for families.
Muhteşem okyanus manzaralı, aileler için harika.
But his victims have scarcely been selected with reference to their political views.
Ama kurbanları çok nadiren politik görüşler için seçiliyor.
You see… There are harbour views maybe you will dislocate your neck.
Belki boynun tutulabilir… ama liman manzarası var.
In April 2013, the website received more than 13 billion global page views.
Nisan 2013te, web sitesi 13 milyardan fazla küresel sayfa görüntüleme aldı.
Maybe views are for younger people who still have things to look at.
Belki de manzaralar hala bakacak şeyleri olan gençler içindir.
Not just gorgeous views, expensive sheets,
Sırf güzel manzara, pahalı çarşaf
That's right. A great number of attorneys still have backwards views on security.
Güvenlik konusunda gerici görüşlere sahip. -Doğru. Savcıların büyük kısmı.
Stellar views and it's so lovely.
Stellar manzaralı ve çok tenha bir yer.
Views matter. Did you know that Todd Palin is an Eskimo?
Todd Palinin Eskimo olduğunu biliyor muydun?- Bu görüşler önemli?
All the rooms in this tall apartment building has open mountain views. Let's go.
Bu büyük apartman binasındaki tüm dairelerin açık dağ manzarası var. Gidelim.
And you may have noticed that these beautiful views are similar, but in slightly different places.
Ve farketmişsinizdir ki bu güzel manzaralar benzerdir fakat biraz değişik mekanlardandır.
Export All Views.
Tüm Görünümleri Dışarıya Aktar.
Nice views. Trolls. Beautiful.
Güzel manzara. Güzel. Troller.
It seems that having hateful views doesn't necessarily make you a liar.
Nefretli görüşlere sahip olmak insanı yalancı yapmak zorunda değilmiş demek.
And she said some of the rooms at the hospital have beautiful views of the courtyard.
Hastanede avluya bakan güzel manzaralı odalar olduğunu söyledi.
Jeanne… Having a child isn't determined by political or ideological views.
Çocuk sahibi olmak, siyasi ya da ideolojik görüşler tarafından belirlenmez. Jeanne.
Has open mountain views. All the rooms in this tall apartment building Let's go.
Bu büyük apartman binasındaki tüm dairelerin açık dağ manzarası var. Gidelim.
Close All Views.
Bütün Görünümleri Kapat.
You told me there were spectacular views, but I can't see anything!
Muhteşem manzaralar var demiştin ama hiçbir şey göremiyorum!
Different people, different views. Her acting skills.
Farklı insanlar, farklı bakış açıları. Oyunculuk yeteneği.
Results: 727, Time: 0.1389

Top dictionary queries

English - Turkish