DIFFERENT VIEWS in Turkish translation

['difrənt vjuːz]
['difrənt vjuːz]
farklı görüşler
bakış açılarımız farklıymış
farklı görüşleri
farklı görüşlere
farklı görüşlerimiz

Examples of using Different views in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kosovo citizens interviewed by Southeast European Times expressed different views about the latest development.
Southeast European Timesın röportaj yaptığı Kosovalı vatandaşlar, bu en son gelişme hakkında farklı görüşler dile getirdiler.
Belgrade and the international community hold different views concerning the format of the talks, which could begin as early as next month.
Belgrad ile uluslararası toplum, önümüzdeki ay başlayacak olan müzakerelerin biçemi hakkında farklı görüşler öne sürdüler.
Different people hold different views about my work… and they form an opinion about me.
Farklı insanların, işim hakkında farklı görüşleri vardır ve kafalarında benim için bir fikir oluşur.
at which Serbian President Boris Tadic and Kosovo Prime Minister Hashim Thaci offered different views of the situation.
Kosova Başbakanı Haşim Tacinin durumla ilgili farklı görüşler öne sürdüğü oturumu kaçırdılar.
Nobody has asked you to agree, but can't you at least accept that there are people who hold different views from you?
Kimse senin kabul etmeni istemedi fakat en azından senden farklı görüşlere sahip olan insanlar olduğunu kabul edemez misin?
says that RS and Sarajevo have different views on resolving the problem.
Saraybosnanın sorunun çözümü hakkında farklı görüşleri olduğunu söyledi.
Serbian political figures are expressing different views on the future of the province.
Sırp siyasetinden isimler eyaletin geleceği konusunda farklı görüşler ifade ediyorlar.
Speaking afterward, Talat said he and Christofias had"different views" as to whether the talks could still begin in June.
Sonrasında konuşan Talat, kendisi ve Hristofiyasın görüşmelerin hala Haziran ayında başlayı başlayamayacağı konusunda'' farklı görüşlere'' sahip olduğunu söyledi.
I-I think, because we're so close, we forget sometimes that we have different views of life, but they both work.
Sanırım çok yakın olunca, hayata bakış açımızın farklı olduğunu unutuyoruz ama ikisi de işe yarıyor.
Stanishev urged countries in the region to make sure their different views on Kosovo's independence do not prevent achieving the region's common goals for the future.
bölge ülkelerini Kosovanın bağımsızlığıyla ilgili farklı görüşlerinin bölgenin gelecekle ilgili ortak hedeflerine ulaşmasını önlememesini sağlamaya çağırdı.
RobertReich- Member of Clinton Cabinet 1993-1997- Fundamentally here, we have two different views of human nature and of democracy.
Esas olarak burda insan doğasının 2 farklı görüşü mevcut ve demokrasinin.
We have very different views in what is appropriate for women, as your taste in bedtime reading makes clear.
Kadına neyin uygun olduğuyla alakalı çok farklı bir bakış açımız var, senin yatak zevkinin farklı olduğu gibi.
There are many different views on the formation of mylonites, but it is generally agreed that crystal-plastic deformation must have occurred,
Milonitlerin oluşumunda birçok farklı görüş vardır fakat genellikle kristal plastik deformasyonun meydana gelmiş olabileceği
A positive scenario would be one that combines no(or few) major disputes among the main players in the Union with economic recovery-- which would help reconcile different views on economic policy; an improved dialogue
Olumlu bir senaryoda Birlik içindeki ana oyuncular arasında hemen hiçbir anlaşmazlık olmadığı gibi, ekonomik iyileşme de sağlanabilir. Böylece ekonomi politikası üzerine farklı görüşlerin uzlaşması, yardım veren ve alan ülkeler arasında diyaloğun gelişmesi
But I have a different view.
Ama farklı bir görüşüm var.
I might have a different view.
Benim bakış açım farklı olabilir.
Here's a different view of the collapse.
İşte yıkılmanın başka bir görüntüsü.
I just have a different view of health than mainstream America.
Benim Amerikadaki saglik anlayisindan farkli bir saglik anlayisim var.
But gives us such a different view.
Ancak farklı bir bakış açısıyla.
Marisa Is different from the others, she has a different view.
Marisa diğerlerinden farklı farklı bir bakış açısı var.
Results: 46, Time: 0.041

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish