WALTZING in Turkish translation

['wɔːlsiŋ]
['wɔːlsiŋ]
vals
waltz
dans
dance
dancin
waltzing
elini kolunu sallayarak

Examples of using Waltzing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And your God goes waltzing blithely through the universe… like some kind of cosmic Billie Burke.
Ve senin Tanrın tasasızca evrende valsini sürdürüyor… bir tür kozmik Billy Burke gibi.
of cosmic Billie Burke. And your God goes waltzing blithely through the universe.
senin Tanrın tasasızca evrende valsini sürdürüyor.
On the scale of embarrassing and decidedly non-butch activities for a teenage male to be involved in waltzing is up there with painting pottery.
Genç bir erkeğin, vals yapmak ve çömlek boyamak gibi kadınsı olan aktivitelere katılması kesinlikle utanç verici bir şey.
Unless an Ursa Major comes waltzing up the street for Trixie to vanquish I am not gonna believe a word she says.
Bir Ursa Major sekerek sokağın ortasına Trixienin onu yenmesi için gelmedikçe onun söylediği tek kelimeye inanmayacağım.
And you come waltzing in here like some tone-deaf, low-life Elvis impersonator… throwing a B-flat into the middle of my A-sharp major concerto!
Ve sen, Burada müzik kulağı olmadan vals yapmaya çalışıyorsun. Düşük yaşam Elvis taklitcisi… Benim büyük konçertomun ortasına düz bir sesle dalıyorsun!
I know it ain't mint juleps at the Savoy or waltzing at the Holborn, but.
Savoyda naneli viski içmek veya Holbornda vals yapmak… gibi olmadığını biliyorum, fakat.
Like we're just gonna start working together. Waltzing in here, offering me a deal.
Elini solunu sallaya, sallaya geliyorsun ve sanki beraber çalışmaya ihtimalimiz… varmış gibi tekliflerde bulunuyorsun.
It is 6:00 a.m. Are you aware that there are ladies in period costume waltzing around town square?
Daha saat sabahın altısı ama kasabanın merkezinde eski kıyafetli bayanların vals yaptığını biliyor muydun?
And came waltzing in with the handsome Mr. Duvalle Now, if I stayed out all night and said the car broke down.
Şimdi, bütün gece dışarıda olsaydım… ve yakışıklı Bay Duvallela vals yapsaydım ve araba bozuldu deseydim.
And the way that we can detect these waltzing black holes is by looking at the light that's emitted from them.
Bizlerin bakıp algılayabildiklerimiz ise kara deliklerin yaydıkları ışıIdamadan vals yaptıkları görürdük.
If she doesn't show up soon, well, I'm just gonna have to keep waltzing alone. Because I am done trying to convince this woman in front of me to take my arm.
Yakında ortaya çıkmazsa, ben de tek başıma vals yapacağım çünkü bu önümdeki kadını kolumu alması için ikna etmekten yorulmuş bir vaziyetteyim.
gymnastics and waltzing) for humorous contrast.
bale ve Waltzing dahil olmak üzere) esrarengiz yetenekleri ile karakterize edilir.
those vineyards for generations, and you just come waltzing in here and you have been here for, what, ten minutes? See, our families have worked.
buraya gelip Wall Street paranla… dans edip burası senin gibi davranıyorsun.
with your Wall Street money, acting like you own the place, and you just come waltzing in here.
buraya gelip Wall Street paranla… dans edip burası senin gibi davranıyorsun.
those vineyards for generations, and you just come waltzing in here with your Wall Street money.
buraya gelip Wall Street paranla… dans edip burası senin gibi davranıyorsun.
Waltzing and orchids?
Vals ve orkideler mi?
What-- waltzing and orchids?
Vals ve orkideler mi? Ne?
What-- waltzing and orchids?
Ne? Vals ve orkideler mi?
Waltzing is not really my forte.
Vals benim başarılı olduğum bir şey değil.
My wife doesn't need waltzing lessons.
Karımın vals derslerine ihtiyacı yok.
Results: 1643, Time: 0.0482

Top dictionary queries

English - Turkish