WARM WATERS in Turkish translation

[wɔːm 'wɔːtəz]
[wɔːm 'wɔːtəz]
sıcak sularda
hot water
warm water
ılık sular
warm water
lukewarm water
sıcak sular
hot water
warm water
sıcak suları
hot water
warm water
ilık sularda
warm water
lukewarm water
ilık sularında

Examples of using Warm waters in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
After passing over Florida, the warm waters of the Gulf of Mexico allowed it to rapidly intensify to the sixth-strongest Atlantic hurricane in recorded history.
Floridanın güneyini geçerken zayıflayan fırtına, Meksika körfezinin ılık sularından beslenerek tarihte kaydedilen altıncı en büyük kasırga olmuştur.
I remember Magistrate Hale talking of the West Indies… warm waters and soft beaches everywhere you turn.
Yargıç Halein karaiblerin her tarafında… ılık suların ve yumuşak kumsalların olduğunu söylediğini hatırlıyorum.
Look at this diagram, which is showing warm waters in red, cool waters in blue,
Bu şekle bir göz atın: sıcak sular kırmızıyla, soğuk sular mavi ile,
Pour some warm water over my gloves, will you?
Eldivenlerime biraz ılık su döker misiniz?
We swim in warm water.
Sıcak sularda yüzeriz.
Use soap and warm water.
Sabun ve ılık su kullan.
On one side, warm water. Half dry on the other.
Yarısına ılık su dökülmüş, öteki tarafı ise kuru.
It comes from warm water sources from underground soil.
Yerin altından çıkan sıcak suları ile meşhurdur.
We got blue skies, nice warm water and a cold beer.
Mavi gökyüzü, hoş ılık su ve soğuk bir bira.
Having a tube spray warm water up my bum anus, that was just wrong.
Bir borunun kıç deliğime ılık su püskürtmesi normal değildi.
Might a servant fetch me some warm water and salt?
Bir hizmetçi bana ılık su ve tuz getirebilir mi?
I was thinking maybe warm water and a spatula?
I belki ılık su ve bir spatula düşünüyordum?
This baby here needs milk, can we get some warm water please?
Şu bebeğin sütü için ılık su getirebilir misiniz?
A glass Of warm water, please.
Bir bardak ılık su, lütfen.
Had you not gotten me warm water I might have decided to go out with you.
Bana ılık su getirtmeseydin seninle çıkmaya karar verebilirdim.
I brought you some warm water to soak your hands and feet.
Ellerini ve ayaklarını koyman için sana biraz ılık su getirdim.
Let's get you a bucket of warm water.
Gel sana bir kova ılık su vereyim.
And the warm water with honey.
Ve de ballı ılık su.
Get her a glass of warm water. What are you gawking at?
Neye bakıyorsun? Ona bir bardak ılık su getir?
Hurricanes need warm water.
Fırtınalar sıcak suya ihtiyaç duyar.
Results: 40, Time: 0.0393

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish