WAS ARMED in Turkish translation

[wɒz ɑːmd]
[wɒz ɑːmd]
silahlıydı
gun
weapons
arms
handgun
silahlandırıldı
silahlı
gun
weapons
arms
handgun
silah
gun
weapons
arms
handgun

Examples of using Was armed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Jeffrey was armed. keys.
Anahtarlar. Jeffrey silahlıydı.
Sami was armed with an assault rifle.
Sami bir saldırı tüfeği ile silahlanmıştı.
Franco was armed by Mussolini and Hitler.
Franco, Mussolini ve Hitler tarafından silahlandırılmıştı.
And luckily for the Spanish, none of Atahualpa's entourage was armed.
İspanyollar şanslıydı… Atahualpa ve çevresindekiler silahsızdı.
Fadil was armed with an assault rifle.
Fadıl bir saldırı tüfeği ile silahlanmıştı.
The guy was armed. How could we know?
Adamın silahı olduğunu nereden bilebilirdik?
This guy was armed and ready.
Adam zırhlı ve hazırmış.
Suspect was armed with a butcher's knife.
Şüpheli bir silahlıydı kasap bıçağı.
He said Dominique was armed and might do something foolish.
Dominiquein silahlı olduğunu ve aptalca bir şey yapabileceğini söyledi.
Proved he was armed when Morelli shot him.
Morelli onu vurduğunda silahlı olduğu kanıtlandı.
Colonel Hodges would have you believe that this crowd was armed.
Albay Hodges, size kalabalığın silahlı olduğuna inandıracaktı.
You knew how many there were. You knew one of them was armed.
Kaç kişi olduklarını ve sadece bir kişinin silahlı olduğunu biliyordun.
The whole battalion was armed with them.
Tüm taburda bu kılıçtan vardı.
I- I didn't know Chico was armed.
Ben… Chiconun silahlı olduğunu bilmiyordum.
violence against us. The Clanton group was armed.
Clanton gurubu silahlı idi.
The Clanton group was armed and made threats of death and violence against us.
Ve bize karşı ölüm ve şiddet tehdidinde bulunuyordu. Clanton gurubu silahlı idi.
I don't think he was armed when duke shot him.
Duke onu vurduğunda silahlı olduğunu zannetmiyorum.
But he saw enough to tell us that Salazar was armed Dentze was there, wounded.
Ve Skonya yardımcı olur. Dentze orada yaralı, ama Salazar silah gördüğünü.
The police believed Andre was armed and that he would been involved in a robbery that occurred nearby.
Polis, Andrenin silahlı olduğunu ve yakınlarda olan bir soyguna karıştığını düşünüyor.
Dentze was there, wounded, but I saw enough to say that Salazar was armed and helped Skony.
Dentze orada yaralı, ama Salazar silah gördüğünü- ve Skonya yardımcı olur.
Results: 71, Time: 0.0349

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish