WIELDING in Turkish translation

['wiːldiŋ]
['wiːldiŋ]
kullanan
servant
bondman
worshiper
slave
a votary
to serve
to worship
kullanmak
use
to drive
take
kullanarak
servant
bondman
worshiper
slave
a votary
to serve
to worship
savurarak
every
man
wielding his
his senior
brandishing
elinde
hand
have
get
manual
fingers
sahip
have
own
possess
master
massa
dominus
sahib
get
owner

Examples of using Wielding in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now imagine that creature wielding all of your powers.
Şimdi o yaratığın tüm gücüne sahip olduğunu düşün.
There appear to be masked members of the audience wielding strange device on their hands.
Seyircilerin arasında ellerinde garip cihazlar olan maskeli kişiler var.
But unfortunately, this one came across a Shadowhunter wielding angelic light with her own hand.
Fakat bu iblis maalesef elinde melek ışığı tutan bir Gölge Avcısına denk gelmiş.
But a foolish samurai warrior wielding a magic sword stepped forth to oppose me.
Ama sihirli bir kılıç kullanan ahmak bir samuray savaşçısı önüme çıkıp bana karşı koymaya çalıştı.
Filling you with fear and hate. Keeping you alone… suspicious, wielding you like a weapon.
Seni sanki bir silahmış gibi kullanmak, Seni yalnız tutmak, şüphelenmek, seni korku ve nefretle dolduruyorum.
But there is one that is most deserving of wielding the greatest power of the universe.
Ancak evrenin en büyük gücüne sahip olmayı en çok hak eden başka birisi var.
But there is one that is most deserving of wielding the greatest power of the universe… Ooh.
Ancak evrenin en büyük gücüne sahip olmayı en çok hak eden başka birisi var.
I was just hoping to elevate their stature by not casting the chainsaw wielding hooker from"Hallowscream."
Sadece'' Kutsal Çığlık'' ın testere kullanan fahişesini seçmeyerek prestijlerini…-… kurtarmayı umuyordum.-
A police officer must find another way to… I need to see some ID. Instead of wielding a weapon.
Kimliğinizi göreyim. Bir polis memuru silah kullanmak yerine her daim başka bir yol.
a man is in custody for murder of a state witness who was brutally beheaded by an assailant wielding a stop sign.
bir saldırgan cinayete tanıklıktan gözaltında bulunan bir adamın başını dur levhasını kullanarak vahşice kesti.
be Abraham Van Brunt, an Englishman born in 1749 and decapitated on the battlefield in 1781 by a patriot wielding a Fishkill-Bailey cutlass.
ceset 1749da doğan 1781de savaş alanında kafası Fishkill-Baileynin palasını kullanan bir vatansever tarafından kesilen İngiliz doğumlu.
Witness who was brutally custody for murder of a state beheaded by an assailant wielding a stop sign. In other news, a man is in.
Bir başka haber ise; bir saldırgan cinayete tanıklıktan gözaltında bulunan… bir adamın başını dur levhasını kullanarak vahşice kesti.
as a pregnant or nursing jackal, a jackal wielding knives.
bıçak kullanan bir çakal olarak tasvir edildi.
Beheaded by an assailant wielding a stop sign. In other news, a man is in custody for murder of a state witness who was brutally.
Bir başka haber ise; bir saldırgan cinayete tanıklıktan gözaltında bulunan… bir adamın başını dur levhasını kullanarak vahşice kesti.
What harm can it do for you to modify your hostility towards him, if only to deter him from wielding power over us all?
Bu gücü kullanmaktan caymasına yarayacaksa… düşmanlığı bir kenara bırakmanın ne zararı olabilir ki?
Keeping you alone… suspicious, filling you with fear and hate. wielding you like a weapon.
Seni bir silah gibi kullandırıyor, Seni korku ve nefretle doldurmamı istiyor.
I do not disagree that wielding magic can have its benefits, but I have seen too many corrupted by its power.
Büyü kullanmanın faydalarının olacağına karşı çıkmıyorum ama bu güç yüzünden baştan çıkan pek çok kişi gördüm.
Today, a large statue of Boudica wielding a sword and charging upon a chariot can be seen in London on the north bank of the Thames by Westminster Bridge.
Günümüzde, Boudicayı kılıç kullanıp atlı araba sürerken tasvir eden bir heykel, Londrada, Thames nehrinin kuzey kıyısındaki Westminster Köprüsünde görülebilir.
Science writer and blogger Ananta Bijoy Das was murdered by a group of three or four masked people wielding machetes in Sylhet, Bangladesh's fifth largest city.
Bilim ve blog yazarı Ananta Bijoy Das, Bangladeşin beşinci büyük şehri olan Sylhette yüzleri maskeli 4 kişi tarafından pala kullanılarak öldürüldü.
Dean, wielding the Blade against Cain himself win or lose,
Dean Kabile karşı bıçağı kullanmak mı? Kazan
Results: 60, Time: 0.0761

Top dictionary queries

English - Turkish