WILL ALWAYS in Turkish translation

[wil 'ɔːlweiz]
[wil 'ɔːlweiz]
daima
always
forever
hep olacak
will always
will always be
is always gonna
her zaman olacak
will always be
will always
always gonna be
will always
her zaman çaylak olmayacaksın ki ve ben etkileyici olmaya devem edeceğim
mutlaka
must
surely
but
certainly
sure
have to
definitely
will
always
necessarily
bakarım genelde
hep var herif kendi hesabından aldığımızı görürse
her daim sevecek
illa ki olur
zaman da mutlaka istenmeyen hasarlar verilecektir

Examples of using Will always in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Will always say, if you can,
Will her zaman der ki, eğer yapabiliyorsanız,
And, Alexx, that door… will always be open.
Ve Alexx bu kapı sana her zaman açıktır.
I know life is cruel… music will always be your friend. but music.
Daima dostun olacak Biliyorsun Hayat acımasız ama… ama müzik… müzik daima.
No. No. There will always be those that want to hunt us.
Bizi avlamak isteyenler hep çıkacaktır.- Hayır. Hayır.
No. There will always be those that want to hunt us. No.
Bizi avlamak isteyenler hep çıkacaktır.- Hayır. Hayır.
There will always be those that want to hunt us. No. No.
Bizi avlamak isteyenler hep çıkacaktır.- Hayır. Hayır.
Within the British Commonwealth."Bermuda will always have a distinguished position.
Özel bir yere sahip olacaktır. Bermuda her zaman Britanyalı Milletler Topluluğunda.
The good people of Moldova will always be in Marvin's debt.
Moldova halkı her zaman… Marvine borçlu kalacak.
Be in Marvin's debt. The good people of Moldova will always.
Moldova halkı her zaman… Marvine borçlu kalacak.
I will always♫♫ And I…♫.
Ve Ben Her zaman olacağım.
I will always♫♫ You♫.
Seni seviyorum Her zaman olacağım.
The difference is, they will always win. Take it easy.
Sakin ol. Fark şu ki, onlar hep kazanacak… siz de kıçınızdan oyulmaya devam edeceksiniz.
Take it easy. The difference is, they will always win.
Sakin ol. Fark şu ki, onlar hep kazanacak… siz de kıçınızdan oyulmaya devam edeceksiniz.
Was the serial killer. Will always said whoever called the house that morning.
Will her zaman, o sabah evi arayan kişinin… seri katil olduğunu söylerdi.
A man. He will always be.
Olacak. O hep bir insan.
He will always be… a man.
Olacak. O hep bir insan.
Will always be on you. It will bring you to the court,
Her zaman olacaktır. nerede gözüm diyelim.
You cannot hide from him. He will always get to you.
Seni her zaman bulacaktır. Ondan saklanamassın.
However… you will find that help will always be given at Hogwarts.
Hogwartsda ihtiyacı olanlara… yardım edilecektir… her zaman… Ancak.
There will always be crime, but when faced with total annihilation.
Suç daima olacaktır, fakat toptan bir yok oluşla yüz yüze gelindiğinde.
Results: 213, Time: 0.0522

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish