WILL DRINK in Turkish translation

[wil driŋk]
[wil driŋk]
içecek
drink
beverage
soda
smoothie
refreshments
içeceğim
drink
beverage
soda
smoothie
refreshments
içtikleri
drink
to smoke
smoking
to have
take
içeyim
internal
drink
inner
domestic
have
interior
inside
civil
inland
bir içki
drink
liquor
booze
içeceğiz
drink
beverage
soda
smoothie
refreshments
içeceksin
drink
beverage
soda
smoothie
refreshments
içtiği
drink
to smoke
smoking
to have
take

Examples of using Will drink in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The taste is bitter, but the Kashmiris will drink almost anything.
Tadı acı olsa da Keşmirliler neredeyse her şeyi içer.
Now, I will drink from your body, you peasant.
Şimdi, senin bedeninden içeceğim, köylü kız.
The Prince will drink that glass in one.
Onu sen içeceksin! -Şampiyon.
Everyone will drink it. Are you nuts?
Herkes içecek. Delirdin mi?
No, we will drink these, because you're leaving tonight.
Hayır, onları biz içeceğiz çünkü sen bu akşam gidiyorsun.
A spring from which the servants of God will drink, making it gush abundantly.
Allahın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.
A spring at which those drawn close to God will drink.
Öyle bir kaynaktır bu ki ondan, mabutlarına yaklaşanlar içer.
You go do your good girl thing and I will drink for the both of us.
Sen iyi kız numaralarını yap ben de ikimiz için içeyim.
Since she's my friend's friend , I will drink for her.
Arkadaşımın arkadaşı olduğu için onun yerine ben içeceğim.
You will drink first, until you fall asleep. and then I will hold you.
Önce sen içeceksin… sonra uyuyana kadar ben seni tutacağım.
Everyone will drink it?
Herkes içecek. Delirdin mi?
And they will drink in a day what Athena's family drinks in a week.
Ve Athenanın ailesinin bir haftada içtiği suyu onlar bir günde içiyor.
Now the two of us… will drink together again.
Şimdi ikimiz yine beraber içeceğiz.
A spring from which God's servants will drink, making it gush forth in branches.
Bu, Allahın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
Almost anything you put in front of him. A hungry Indian will drink.
Aç bir kızılderili önüne koyduğun her şeyi içer.
I will drink from the bottle.
Ben şişeden içeyim.
And then I will hold you until you fall asleep. You will drink first.
Önce sen içeceksin… sonra uyuyana kadar ben seni tutacağım.
Are you nuts? Everyone will drink it?
Herkes içecek. Delirdin mi?
A spring at which those drawn close to God will drink.
Ki o,( Tanrıya) yakın olanların içtiği bir pınardır.
Serve the millet beer, we will drink to the Komo.
Komo Üstadı? Bize darı birası getir. Komo için içeceğiz.
Results: 291, Time: 0.0598

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish