WILL SOON in Turkish translation

[wil suːn]
[wil suːn]
yakında
soon
will
close
nearby
shortly
near
birazdan
soon
will
will be
in a minute
shortly
will be right
in a moment
right
momentarily
presently
yakında dünyada yaşayan en eşsiz varlık olacaksın
olacak başarılarınızın kısa sürede

Examples of using Will soon in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A bed that another will soon occupy.
Yakında bir başkasının alacağı yatağınızdan.
This place will soon be reborn.
Bu yer yakinda yeniden dogacak.
Highness. The time for honoring yourself will soon be at an end.
Zamanı yakında geçecek… Majeste. Kendini onurlandırmanın.
In the great mystery that surrounds us. just as her body will soon be lost.
Bedeninin yakında yok olacak olmasının gizemin büyüklüğü bizi sarıyor.
Your second son will soon be Father. on his way to see you.
Seni görmeye gelecek. İkinci oğlun yakında Baba.
Agent Keen will soon disappear.
Ajan Keen yakında yok olacak.
But I will soon.
Ama ben öğrenecem.
Master, I have found the Rebels and will soon eviscerate them!
Üstat, Asileri buldum ve yakında yok edeceğim!
But will soon, I'm told.
Ama söylendiğine göre yakında gelecekmiş.
Fellow Rylans, because of a dark betrayal, our Frontier will soon collapse.
Dostlarım, Rylanların büyük ihanetinden dolayı sınırlarımız yakında yok olacak.
The ice beneath his feet will soon be gone.
Üstünde yürüdüğü buz yakında yok olacak.
But the man you know as Kallstrom will soon disappear.
Ama Kallstrom olarak bildiğiniz adam yakında yok olacak.
The one called"April o'Neil" will soon expire.
April oNeil'' olarak bilinen yakında yok olacak.
Any little hurt to your pride will soon heal.
Gururunu inciten ne varsa yakında geçecektir.
Our Frontier will soon collapse. Fellow Rylans, because of a dark betrayal.
Dostlarım, Rylanların büyük ihanetinden dolayı… sınırlarımız yakında yok olacak.
But I will soon.
Ama ben, öğreneceğim.
Yes.- It will soon.
Von Ruff is confident that from the Commander in Chief of his beloved army control of Britain will soon be passed to Reichskommissar of our own SS ranks.
Old von Ruff, Britanyanın kontrolünün yakında sevgili Başkomutanından… kendi SS rütbelerimizden olan bir Reichskommissara… geçeceğini kabullenmez.
Your screen will soon be filled with dramatized stories of scientific research that some people may find controversial and disturbing.
Ekranınız birazdan, bazı insanların ihtilaflı ve rahatsız edici bulabileceği dramatize edilmiş bilimsel araştırma hikâyeleriyle dolacak.
The have-nots will soon be coming after those… smart enough to prepare for the inevitable end. Be alert!
Yoksullar çok yakında, kaçınılmaz son için… hazırlanacak kadar zeki olanların peşine düşecek. Tetikte olun!
Results: 428, Time: 0.0397

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish