WITHOUT DOING ANYTHING in Turkish translation

[wið'aʊt 'duːiŋ 'eniθiŋ]
[wið'aʊt 'duːiŋ 'eniθiŋ]
hiçbir şey yapmadan
anything to do
bir şey yapmadan
do nothing
something
well
hiçbir şey yapmadan beni öldürmelerini bekleyemem burada kobay faresi gibi oturamam

Examples of using Without doing anything in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Without doing anything.
Başka bir hiçbir şey yapmadan.
And from the other world. They are dark without doing anything.
Ve diğer âlemden haber alabilirler. Onlar hiçbir şey yapmadan da karanlıktan.
I don't resign myself to sorrow without doing anything.
Acıya teslim olamam. Elden bir şey gelmez.
So, what, are we gonna just sit back and let somebody take advantage of her without doing anything about it?
Yani, ne, sadece oturup hiçbir şey yapmadan, onun birilerinden yararlanmasına izin mi vereceğiz?
Waiting like a guinea pig on my knees to be killed I'm not staying here without doing anything.
Hiçbir şey yapmadan beni öldürmelerini bekleyemem. Burada kobay faresi gibi oturamam.
Without doing anything. waiting like a guinea pig on my knees to be killed I'm not staying here.
Hiçbir şey yapmadan beni öldürmelerini bekleyemem. Burada kobay faresi gibi oturamam.
Waiting like a guinea pig on my knees to be killed without doing anything. I'm not staying here.
Hiçbir şey yapmadan beni öldürmelerini bekleyemem. Burada kobay faresi gibi oturamam.
Without doing anything about it? You fools, you let such a thing happen?
Aptal, bunun hakkında bir şey yapmadan böyle bir şeyin olmasına izin mi verdin?
I'm not staying here waiting like a guinea pig on my knees to be killed without doing anything.
Hiçbir şey yapmadan beni öldürmelerini bekleyemem. Burada kobay faresi gibi oturamam.
millions of them are passing by here every second, and they're doing absolutely nothing, in fact their passing through the entire Earth without doing anything.
kesinlikle hiç bir şey yapmıyorlar,… aslında hiç bir şey yapmadan bütün yerküreyi geçip gidiyorlar.
We have no more endurance left to watch killings around us without doing anything. We have no more endurance left to wait for where,
Artık her yanımızda kol gezen bu ölümü hiçbir şey yapamadan seyretmeye tahammülümüz yok. Nerede, ne zaman,
Without doing anything worthwhile.
Herhangi birşeyi zahmete girmeden yapmak.
You will go without doing anything?
Bana hiçbir şey yapmadan eve mi gideceksin?
But he just stood there without doing anything.
Tokat attım çünkü hiçbir şey yapmadan orada duruyordu.
Living anonymously without doing anything is easy.
Hiçbir şey yapmadan tanınmayarak yaşamak kolay.
Every month you earn $13 million without doing anything.
Her ay hiçbir şey yapmadan 13 milyon dolar kazanıyorsunuz.
No"But", you talk without doing anything.
Aması maması yok, tek yaptığın konuşup durmak.
Just to sit down for six hours without doing anything.
Hiçbir şey yapmadan altı saat boyunca oturacaksınız.
The office of lawyer responsibility closed it out without doing anything.
Bir şey yapmadan dosyayı kapatmış. Hukukçu Sorumluluğu Ofisi.
The office of lawyer responsibility closed it out without doing anything.
Avukat Sorumluluğu Bürosu hiçbir şey yapmadan dosyayı kapattı.
Results: 1112, Time: 0.05

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish