YOU BITE in Turkish translation

[juː bait]
[juː bait]
ısır
bite
nibbling
ısırdın
bite
nibbling
ısırmak
bite
nibbling
ısırdığında
bite
nibbling
yiyorsun
food
dinner
to eat
lunch
meal
cook
supper
dish
chow
dining
ısıracağım
i will bite
i'm gonna bite

Examples of using You bite in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When you bite through the capsule, pull the trigger.
Kapsülü ısırdığınızda, tetiği çekersiniz.
How dare you bite me?
Beni ısırmaya nasıl cüret edersin?
And you bite and drool?
Isırıyorsun ve salyaların akıyor. Salya mı?
Changing the way you bite into it… makes it something new.
Ağzının içinde ısırma şeklini değiştirmek sanki yeni bir şey tatmak gibi.
Makes it something new. Changing the way you bite into it.
Ağzının içinde ısırma şeklini değiştirmek sanki… yeni bir şey tatmak gibi. Doğru.
Once you have, you bite and you don't let go.
Onu bulduktan sonra ısırmalısın ve gitmesine izin vermemelisin.
You bite me now or I'm done.
Ya beni şimdi ısırırsın ya da işim biter.
Pull the trigger the moment you bite the capsule.
Kapsülü ısırdığınızda tetiği çekersiniz.
How dare you bite my betrothed?
Sevgilimi ısırmaya nasıl cüret edersin?
Makes a spark when you bite the Life Saver in the dark.
Karanlıkta ısırdığın zaman kıvılcım çıkartıyor.
When you bite the Life Saver in the dark. Makes a spark.
Karanlıkta ısırdığın zaman kıvılcım çıkartıyor.
Gromit, how dare you bite my be?
Gromit, sevgilimi ısırmaya nasıl cüret edersin?
You said you could glamour somebody into letting you bite them?
Birisini etkileyip ısırmana izin verdirebileceğini söyledin?
And I hate the way you bite your bottom lip when you're nervous.
Ve kızdığında alt dudağını ısırmandan nefret ediyorum.
I thought I saw you bite your tongue to fool the polygraph.
Yalan makinesini yanıltmak için dilini ısırdığını gördüm sandım.
How dare you bite me.
Ne cüretle beni ısırırsın.
I swear, if you bite me, I'm gonna punch you..
Yemin ediyorum, beni ısırırsan, yumruğu basarım.
When you bite nails looking for me… it's good.
Beni ümit ederek tırnaklarını ısırması, Çok iyi.
You bite me!
Ovayım mı? Isır beni!
In an emergency, you bite the end and it fires immediately.
Acil durumlarda, puronun dibini ısırarak ateşlemeyi durdurabilirsin.
Results: 94, Time: 0.0474

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish