YOU STABBED in Turkish translation

[juː stæbd]
[juː stæbd]
bıçakladın
stab
like a knife
saplamıştın
sticking
stabbing
stabbing you
bıçakladığın
stab
like a knife
bıçakladığını
stab
like a knife
bıçakladıktan
stab
like a knife
sapladın
sticking
stabbing
stabbing you

Examples of using You stabbed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You said you stabbed him too.
Onu da bıçakladığını söyledin.
Now that you stabbed one of my guys with an indictment?
Şimdi adamlarımdan birini suçlamayla mı bıçakladın?
Except when you stabbed me in'87. I did.
Tabii 1987de beni bıçakladığın zaman hariç.
No! You stabbed him in the fuckin' back!
Hayır! Arkasından bıçakladın onu!
Except when you stabbed me in'87.
Tabii 1987de beni bıçakladığın zaman hariç.
You stabbed him in the fuckin' back! No!
Hayır! Arkasından bıçakladın onu!
Or the other woman you stabbed, you know, like,?
Ya da ağzını ararken bıçakladığın diğer kadından?
Since then, we have been using… The fourth time you stabbed her.
O zamandan beri… Onu dördüncü kez bıçakladın.
The fourth time you stabbed her. Since then, we have been using.
O zamandan beri… Onu dördüncü kez bıçakladın.
You stabbed him backstage and pushed him out the stage door.
Onu kuliste bıçaklayıp kapısından dışarı ittin.
He will testify that you weren't in peril when you stabbed Felix.
İfadesine, Felixi bıçakladığında tehlike içinde olmadığını söyleyecektir. Anlaşma yok.
You stabbed him four times;
Onu bıçakla dört yerinden yaraladın.
There some other reason you stabbed Sam Clennon?
Sam Clennonı bıçaklamanın başka bir sebebi var mı?
It's the sound you hear. You said Octavia's name right before you stabbed her.
Onu bıçaklamadan hemen önce Octavianın adını söyledin. Duyduğunuz ses.
You said Octavia's name right before you stabbed her. It's the sound you hear.
Onu bıçaklamadan hemen önce Octavianın adını söyledin. Duyduğunuz ses.
What do you mean you stabbed him'2?
Onu bıçakladım derken ne demek istiyorsun?
The knife you stabbed her with- where is it?
Ona sapladığın bıçak- o nerede?
When was the last time you stabbed a corpse?
En son ne zaman bir ceset bıçaklamıştın?
Lucky you stabbed her last time, then.
İyi ki geçen sefer bıçaklamışsın o halde.
So you grabbed the scissors and you stabbed him?
Yani, makası aldınız ve ona sapladınız.
Results: 193, Time: 0.0403

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish