YOU START THINKING in Turkish translation

[juː stɑːt 'θiŋkiŋ]
[juː stɑːt 'θiŋkiŋ]

Examples of using You start thinking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And you start thinking.
Ve sen düşünmeye başlarsın.
You start thinking you're hot, then he brings up the threesome thing.
Ateşli olduğunu düşünmeye başlayacaksın, o da istediği üçlüyü alacak.
Cause you start thinking crazy shit.
Çünkü çılgınca şeyler düşünmeye başlayacaksın.
So both of you start thinking about what kind of car you wanna buy me.
Yani bana nasıl bir arabayı alacağınızı düşünmeye başlayın.
Maybe you start thinking differently about it. Permanent scars. And over time.
Kalıcı yaralara. Zamanla belki de farklı düşünmeye başlayacaksın.
What are you thinking? And you start thinking.
Ne düşünüyorsun? Ve sen düşünmeye başlarsın.
Just settle down. Can you start thinking of the positive.
Yerleş. Olumlu düşünmeyi başarar mısın.
You start thinking about the crossroads in your life, you know, like when I picked up the trombone instead of the trumpet.
Hayatındaki kararanlarını düşünmeye başlıyorsun. Trompet yerine trombonu seçtiğim anı, mesela.
You start thinking in more complex and abstract ways,
O şeyi duydum. Daha karmaşık ve soyut şekillerde düşünmeye başlarsınız, 12li yaşlarda,
Maybe you start thinking, you know,
Belki düşünmeye başlıyorsun, derinlemesine hayatın,
I'm trying to get turned on by you, but, man, you start thinking about those batting averages… 322, .316, .311.
Sen beni öperken bende benimkini kaldırmaya çalışıyorum, ama, adamım, sonra o vuruş ortalamalarını düşünmeye başlıyorsun… 322, .316, .311.
You know, at my age, you start thinking well, there just couldn't be any more surprises.
Bilirsiniz, bu yaşlarda, artık daha fazla sürpriz olamaz diye düşünmeye başlarsınız.
Why is it that if we're alone for more than 30 seconds, you start thinking about contact?
Saniyeden daha fazla yalnız kaldık diye, hemen temas kurmayı mı düşünmeye başladın?
And then somewhere along the way, you stop thinking about if they need a car, and you start thinking,"I need a car.
Sonra yolun bir yarısında arabaya ihtiyaçları var mı diye düşünmeyi bırakıp arabaya ihtiyacım var diye düşünmeye başlıyorsun.
constantly told no smoking, no smoking like that, you start thinking, maybe smoking really is a threat to public morals or something.
o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
You stop thinking about if they need a car, and you start thinking, I need a car. And then somewhere along the way.
Sonra yolun bir yarısında arabaya ihtiyaçları var mı diye düşünmeyi bırakıp… arabaya ihtiyacım var diye düşünmeye başlıyorsun.
lot about the past, and, you know, when that happens, you start thinking to yourself.
Ve düşünmeye başladım,'' Bir sürü kararlar aldım.
You stop thinking about if they need a car, And then somewhere along the way, and you start thinking, I need a car.
Sonra yolun bir yarısında arabaya ihtiyaçları var mı diye düşünmeyi bırakıp… arabaya ihtiyacım var diye düşünmeye başlıyorsun.
But… eventually, you start thinking about her less and less, until finally, without realizing it,
Ama… en sonunda onu daha az düşünmeye başlıyorsunuz ve en sonunda,
I see. But eventually, you start thinking about her less and less.
Onu daha az düşünmeye başlıyorsunuz Anlıyorum. Ama… en sonunda ve en sonunda.
Results: 60, Time: 0.0453

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish