YOUR CALL in Turkish translation

[jɔːr kɔːl]
[jɔːr kɔːl]
telefonunu
phone
telephone
call
cell
cellphone
senin çağrına
arama gözümü
senin talebin
buna sen karar

Examples of using Your call in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hello. Your call cannot be taken at the moment.
Merhaba, aradığınız numara şu an cevap veremiyor.
Hi, Claire. I hope you're waiting for your call.
Telefonunu bekleyeceğim. Selam Claire, benim.
Your call. Our hearing is Friday.
Senin kararın. Duruşmamız Cuma günü.
I will expect your call.
Senin aramanı bekleyeceğim.
Your department, your call.
Senin bölümün, senin talebin.
I can put you to work. Your call.
işe koyulabiliriz. Senin seçimin.
Your call, Alpha Two.
Karar senin, Alfa İki.
I will be waiting for your call. Hello, Claire.
Telefonunu bekleyeceğim. Selam Claire, benim.
Our hearing is Friday. Your call.
Senin kararın. Duruşmamız Cuma günü.
Not your call!
Buna sen karar veremezsin!
Jessica, I have been expecting your call.
Jessica, ben de senin aramanı bekliyordum.
Remember? Your department, your call.
Hatırladın mı? Senin bölümün, senin talebin.
House, wedding, kids, it's all your call.
Ev, düğün, çocuklar. Hepsi senin seçimin olacak.
Your call, Wendell.
Karar senin Wendell.
Hey, I will be waiting for your call about raký and fish dinner.
Bana bak, rakı, balık için telefonunu bekliyorum.
All right, Mick, you're the boss, it's your call, but.
Tamam, Mick, patron sensin, senin kararın, ama.
That's absurd. And frankly, not your call.
Bu saçmalık.- Ve açıkçası buna sen karar veremezsin.
Ruth Dwyer, M.E. 's office… she's expecting your call.
Ruth Dwyer, Adli dokturun ofisi… O senin aramanı bekliyor.
Your call, Keith.
Karar senin Keith.
Matthew, I will be expecting your call.
Matthew, telefonunu bekliyorum.
Results: 313, Time: 0.045

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish