YOUR LANGUAGE in Turkish translation

[jɔːr 'læŋgwidʒ]
[jɔːr 'læŋgwidʒ]
dilinizi
language
tongue
linguistic
hyoid
lisanınız
language
lisa
lexical
dil
language
tongue
linguistic
hyoid
terbiyeni takın
dilini
language
tongue
linguistic
hyoid
senin dilinden
senin dilinde

Examples of using Your language in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The old gods? Your language is simple.
Eski Tanrılar mı? Lisanınız çok basit.
If you teach me your language, I will teach you mine.
Bana dilini öğretirsem, ben sana benimkini öğreteceğim.
My colleagues understand your language better than I do.
Meslektaşlarım senin dilinden daha iyi anlar.
Who speaks your language better, men or women?
Senin dilini kim daha iyi konuşuyor, erkekler mi yoksa kadınlar mı?
And watch your language.
Diline de dikkat et.
This is book that helps me learn your language.
Bu kitap dilinizi öğrenmeme yardım ediyor.
Are there any newspapers published in your language?
Senin dilinde yayınlanan gazete var mı?
Teach them your language.
Onlara dilini öğret.
He speaks your language.
Senin dilinden konuşuyor.
Do mothers still teach your language to your children?
Anneler hala çocuklarına senin dilini öğretiyorlar mı?
Watch your language.
Diline dikkat et.
I understand and speak your language.
Dilinizi anlıyorum ve konuşuyorum.
What makes you think that your language is endangered?
Dilinin tehlikede olduğunu sana ne düşündürüyor?
I speak your language.
Ben dilini konuşabiliyorum.
Now I'm speaking your language.
Şimdi senin dilinden konuşuyorum.
You may wonder that I speak your language… and not my native Kryptonian.
Kendi dilim olan Kriptonian yerine… senin dilinde konuşmama şaşırmış olabilirsin.
Are there people who speak your language in public?
Herkesin içinde senin dilini konuşan insanlar var mı?
This summer, you're gonna have to start watching your language.
Bu yaz diline dikkat etmeye de başlayacaksın. Yaz mı?
Missionaries in my tribe teach me your language.
Kabiledeki misyonerler bana dilinizi öğretti.
You're hiding behind your language.
Dilinin ardına saklanıyorsun.
Results: 151, Time: 0.0404

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish