YOUR SKILL in Turkish translation

[jɔːr skil]
[jɔːr skil]
yeteneğini
talent
skill
ability
gift
aptitude
flair
becerinizi
skill
ability
proficiency
finesse
dexterity
the knack
resourcefulness
ingenuity
kabiliyetin için mi
yeteneğin
talent
skill
ability
gift
aptitude
flair
yeteneğiniz
talent
skill
ability
gift
aptitude
flair
yeteneklerini
talent
skill
ability
gift
aptitude
flair
becerin
skill
ability
proficiency
finesse
dexterity
the knack
resourcefulness
ingenuity
becerini
skill
ability
proficiency
finesse
dexterity
the knack
resourcefulness
ingenuity
sizin için önemi olduğuna ikna etme yeteneğinize
hünerin
trick
skill
ingenuity

Examples of using Your skill in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
we want to experience, not your skill at bargaining!
Etini keşfetmek istiyoruz pazarlık yeteneğini değil!
Use your skill.
Becerini kullan.
That of the legend himself. Your skill in combat must equal.
Savaşma becerin efsanenin kendisi kadar büyük olmalı.
What's the first time your skill was connected to Tower Prep?
İlk olarak ne zaman yeteneğin Kule Hazırlıkla ilişkilendi?
Care to try your skill?
Yeteneklerini deneyelim mi?
At getting legislation passed to obstruct access to abortion. But because of your skill.
Ama kürtajı önleyecek yasayı geçirme yeteneğiniz sayesinde seçilebilirsiniz.
Finally, someone recognized your skill.
Sonunda, birileri yeteneğini fark etmişti.
You made it into the national tournament because of your skill.
Ulusal turnuvaya yeteneğin sayesinde katılma hakkı kazandın.
Really? Then show us your skill.
Gerçekten mi? O zaman bize yeteneklerini göster.
But because of your skill at getting legislation passed to obstruct access to abortion.
Ama kürtajı önleyecek yasayı geçirme yeteneğiniz sayesinde seçilebilirsiniz.
If you use your skill, you can beat this boy.
Bu çocuğu yenebilirsin. Eğer becerini kullanırsan.
They were slaughtered so you could test your skill!
Onlar katledildi, sen de yeteneğini sınadın!
Except me. Your attitude has outgrown your skill.
Benim dışımda.- Davranışların yeteneklerini geçti.
Look, I got to be down on the sidelines during the game. Your skill.
Bak, Oyun sırasında saha kenarında olmam lazım.- Yeteneğin.
I'm questioning his integrity and your skill.
Ben onun hem dürüstlüğünü hem de yeteneğini sorguluyorum.
I question his integrity and your skill.
Ben onun hem dürüstlüğünü hem de yeteneğini sorguluyorum.
It is your flesh we want to experience, not your skill at bargaining.
Etini keşfetmek istiyoruz… pazarlık yeteneğini değil.
Your skill as an international smuggler has made you quite valuable.
Uluslararası bir kaçakçı olarak yeteneklerin, seni çok değerli yapıyor.
Your skill is growing, Alejandro.
Yeteneklerin gelişiyor, Alejandro.
Not only your skill in statecraft, but in the sciences
Sadece devlet yönetim yeteneğinize değil aynı zamanda bilim
Results: 119, Time: 0.0543

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish