YOUR WEAKNESS in Turkish translation

[jɔːr 'wiːknəs]
[jɔːr 'wiːknəs]
senin zayıflığın
senin zaafın
senin zayıflığını
senin acizliğin

Examples of using Your weakness in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Steps, that's your weakness!
Basamaklar. İşte sizin zayıf noktanız da bu!
Your weakness put you in that wheelchair!
Zayıflığın yüzünden o sandalyedesin!
And when he found your weakness, he filed it away to be used later.
Ve sizin zayıf bir noktanızı bulduğunda onu gerektiğine kullanmak için dosyalardı.
Knives of titanium, it seems… that someone has found your weakness.
Titanyum bıçaklar… Birisi senin zayıf noktanı buldu sanırım.
Find your weakness.
Zayıf yanlarını bulmaya çalışıyorsam.
Your weakness gives us strength.
Sizin zayıflığınız bize güç verir.
The Terror figured out that it's your weakness.
Terör bunun senin zayıf noktan olduğunu anladı.
And your weakness has cost the lives of three others.
Ve sizlerin zayıflığı üç cana mal oldu.
Looks like someone found your weakness. Titanium blades.
Titanyum bıçaklar… Birisi senin zayıf noktanı buldu sanırım.
Looks like someone found your weakness.
Birisi senin zayıf noktanı buldu sanırım.
Your weakness is Princess Lan Shang.
Majesteleri, senin zayıflığın Prenses Lan Shang.
Your weakness… And you, is your family.
Ve sen. Senin zayıf noktan ise… ailen.
I think I found your weakness, Karnak.
Sanırım ben de senin zayıf noktanı buldum Karnak.
Your weakness… And you, is your family.
Senin zayıf noktan ise… ailen. Ve sen..
Your weakness is Princess Lan Shang.
Majesteleri, zayıf yanınız Prenses Lan Shang.
In order to protect your weakness.
Zayıf kalbini korumak için.
This… is your weakness.
İşte senin zayıf noktan bu.
That is your weakness, Athena.
İşte senin zayıf noktan bu Athena.
I think Zod knows your weakness. What do you think?
Zodun senin zayıf noktanı bildiğini düşünüyorum. Ne düşünüyorsun?
What do you think? I think Zod knows your weakness.
Zodun senin zayıf noktanı bildiğini düşünüyorum. Ne düşünüyorsun?
Results: 66, Time: 0.0455

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish