Examples of using Acelesi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Acelesi yok. Söylemek durumundayım, bu gerçekten etkileyici.
Hiç acelesi yok. Üzerinde çalışıyorum.
Bana sadece Ana diyemez misin? Acelesi yok?
Acelesi yok. Pekala, yarın görüşürüz John.
Bana sadece Ana diyemez misin? Acelesi yok.
Yani onu elbet ele geçiririz hiç acelesi yok.
Bugün Beyaz Sarayda Dylanı gördüm. Acelesi yok.
Müdüre hanım beni her gün çağırmıyor, acelesi yok.
Bugün Beyaz Sarayda Dylanı gördüm. Acelesi yok.
Her zaman yapabiliriz, Peder. Acelesi yok.
Hayır, sadece kızımın heceleme yarışması var ama acelesi yok.
Kontesin talimatlarını. Acelesi yok Laura.
Benim şirketim, benim ikramım. Acelesi yok.
Söylemek durumundayım, bu gerçekten etkileyici. Acelesi yok.
Yüzün tonlarını biraz düzeltmek lazım ama acelesi yok.
Hazır olduğunda bize eşlik edersin, acelesi yok.
Numaramızın bir yere gitmeye acelesi olduğu kesin Finch.
Ama acelesi yok.
Bir adamın acelesi olduğunda, vergi memuru mutlu olur.
Acelesi yok.