Examples of using Affet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çünkü biz senin büyük beklentilerini karşılayamayız… Bizi affet.
Seni doğuran anneni senden vageçtiği için affet.
Affet, Lawrence. Onu…- Zaman var.
Allahım, affet beni.
Affet. Hayır, sen beni affet.
Birşey söyleme. Lütfen beni affet.
Senden şüphe ettiğimiz için bizi affet, Po.
Gerçek anneni seni terk ettiği için affet.
Ama bir karar ver. İmparatoru affet, veya tahtan indir ve tutukla.
Kavya, seni bu pisliğe bulaştırdığım için beni affet.
Üzgünüm. Pekala, mükemmel olduğun için beni affet.
Hayır, sen beni affet…- Affet. Siz anlamsız bir çiftsiniz!
Pekala, mükemmel olduğun için beni affet. Üzgünüm.
Affet, Lawrence. Onu…- Zaman var.
Hayır, sen beni affet…- Affet.
Aslında harika bir ev hanımıdır… ama üzüntü içersinde. Onu affet.
Affet beni. Seni gücendirmek gibi bir niyetim yoktu.
Nedenini bilmiyorum ama affet beni.
Affet beni. Seni gücendirmek gibi bir niyetim yoktu.
Erkekler tuvalete bile bakıyor. Beni affet.