AFFET in English translation

forgive
affetmek
mazur
bağışla
yarlıga
kusura
am sorry
üzgün
pişman
özür
üzülmene
özür dileme
üzgünüz
çok üzülürsün
excuse
bahane
affedersiniz
mazeret
afedersiniz
müsaade
bağışlayın
affedin
mazur
bir özür
pardon
pardon
af
affedersiniz
affedin
afedersiniz
özür dilerim
kusura bakmayın
bağışla
bağışlanma
mağfirete
forgiving
affetmek
mazur
bağışla
yarlıga
kusura
are sorry
üzgün
pişman
özür
üzülmene
özür dileme
üzgünüz
çok üzülürsün
forgives
affetmek
mazur
bağışla
yarlıga
kusura

Examples of using Affet in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Çünkü biz senin büyük beklentilerini karşılayamayız… Bizi affet.
Because we can't live up to your high expectations… we're sorry.
Seni doğuran anneni senden vageçtiği için affet.
Forgiving your birth mother for giving you up.
Affet, Lawrence. Onu…- Zaman var.
I put…- There's plenty of time.- Pardon, Aurens.
Allahım, affet beni.
My Allah, forgives me.
Affet. Hayır, sen beni affet.
No, I'm sorry!-"I'm sorry!
Birşey söyleme. Lütfen beni affet.
Say nothing. Please excuse me, I'm needed in a wood.
Senden şüphe ettiğimiz için bizi affet, Po.
We're sorry for doubting you, po.
Gerçek anneni seni terk ettiği için affet.
Forgiving your birth mother for giving you up.
Ama bir karar ver. İmparatoru affet, veya tahtan indir ve tutukla.
But make a decision. Pardon the Emperor, or depose and arrest him.
Kavya, seni bu pisliğe bulaştırdığım için beni affet.
Kavya, I am sorry for getting you involved in this.
Üzgünüm. Pekala, mükemmel olduğun için beni affet.
I'm sorry. Okay, excuse me for you being perfect.
Hayır, sen beni affet…- Affet. Siz anlamsız bir çiftsiniz!
I'm sorry!""NoI I'm sorry!
Pekala, mükemmel olduğun için beni affet. Üzgünüm.
I'm sorry. Okay, excuse me for you being perfect.
Affet, Lawrence. Onu…- Zaman var.
There's plenty of time. I put…- Pardon, Aurens.
Hayır, sen beni affet…- Affet.
No, I'm sorry!-"I'm sorry!
Aslında harika bir ev hanımıdır… ama üzüntü içersinde. Onu affet.
Excuse her, usually she is a wonderful hostess… but she's grieving.
Affet beni. Seni gücendirmek gibi bir niyetim yoktu.
I beg your pardon. I had no intention of offending.
Nedenini bilmiyorum ama affet beni.
I don't know what I did, but I'm sorry.
Affet beni. Seni gücendirmek gibi bir niyetim yoktu.
I had no intention of offending. I beg your pardon.
Erkekler tuvalete bile bakıyor. Beni affet.
I am sorry Even the toilet.
Results: 5204, Time: 0.025

Affet in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English