AKMAYA in English translation

flowing
akışı
akış
akar
akıntı
bir akış
akan
akım
akımını
dolaşımını
akisini
running
kaç
kaçmak
koşar
idare
aday
kos
kaçar
koş
koşun
kaçın
streaming
dere
akışı
akıntı
akarsu
akış
akımı
nehri
akımının
yayın
bir ırmak
dripping
damla
serumu
aksın
damlalığa

Examples of using Akmaya in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Para akmaya devam edecek.
Money will keep rolling in.
Reklam gelirleri akmaya başladığında da onları bölüşürüz… ve.
And… We will split the endorsements when they start rolling in.
Akmaya devam eder.
It will keep on draining.
Sana karşı akmaya başladı bile. Zamanın kumları.
The sands of time have already begun to pour against you.
Lavlar akmaya başlamadan önce herkes boğulmuş.
EVERYONE DIED OF SUFFOCATION BEFORE THE LAVA STARTED TO FLOW.
Lavlar akmaya başlamadan önce herkes boğulmuş.
Everyone suffocated before the lava started to flow.
Para akmaya başlayınca tekrar açıklamanız gerekir.
When the money rolls, you have to explain again.
Para akmaya başlayınca tekrar açıklamanız gerekir.
You have to explain again. When the money rolls.
Burnu da akmaya başladı. Öksürük olmuş.
She's got a cough. And her nose is starting to run.
Para akmaya başladığında… sizi bir şekilde geri alacağım.
I will get you all back on this somehow. When the money starts to flow.
Burnu akmaya başladı.
His nose started to run.
Çatı akmaya başlayınca da tamir gerekirse tamir ederdim.
And when the roof started to leak, if it needed fixing, I would fix it.
Para da El Kaideye akmaya devam eder.
And money will keep pouring into al Qaeda.
ipek sevkiyatı akmaya başladı.
silk began pouring in.
Kan güneye doğru akmaya başladı.
the blood is starting to flow down south.
para durmaksızın akmaya başlayacak.
the money will start pouring non-stop.
Ve o zaman para akmaya başlayacak.
Then the money will roll in.
Zamanın kumları… sana karşı akmaya başladı bile.
The sands of time… have already begun to pour against you.
Aniden dışarı süt akmaya başladı.
All of a sudden, milk started pouring out.
Gözyaşları Tomun yüzüne akmaya başladı.
Tears began to stream down Tom's face.
Results: 129, Time: 0.041

Akmaya in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English