ALANDAN in English translation

area
bölge
alanı
alanına
bölümüne
civarında
yeri
çevreyi
field
saha
arazi
bölge
sahra
alanı
alanını
tarlası
tarla
kalkanı
alan
alain
space
uzay
boşluk
mekân
mesafe
alanı
yer
yeri
alanını
site
sitesi
bölgesi
alanı
alanına
yeri
sahası
yer
tesisi
mekanı
mahalli
the habitat
habitat
yaşam alanını
doğal ortamı
yaşam alanı
the zone
bölge
zone
alandan
alanını
expanse
alanı
genişliği
bir beşik
expansenin

Examples of using Alandan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Söz veriyorum, Alandan uzak duracağım.
I promise. I will stay away from Alan.
O gizemli satıcıları Monopoly oynamak için alandan temizledi.
He cleared the field for a mystery dealer to play Monopoly.
Hayır, ben Larry ve Alandan bahsediyorum.
No, I'm talking about Larry and Alan.
Annemin benden ve Alandan haberi var.
Mom knows all about me and Alan.
Annemin benden ve Alandan.
Mom knows all about me and Alan.
Daha sonra iyonlar manyetik veya elektrik alandan kütle analizörüne aktarılır.
The ions are then transported by magnetic or electric fields to the mass analyzer.
Kapadokya bölgesindeki Kuaterner zamanı oluşan pek çok volkanik alandan birisidir.
Only a few volcanic fields of Pliocene-Quaternary age exist in Afghanistan.
Harper. Kimse korunaklı alandan ayrılmasın.
No one is to leave shielded areas. Harper.
Dedektif Beckett, alandan size bir mesaj var.
Detective Beckett, there's a message coming in for you from the habitat.
Dedektif Beckett, alandan size bir mesaj var.
There's a message coming in for you from the habitat. Detective Beckett.
Affedersiniz. Dedektif Beckett, alandan size bir mesaj var.
Excuse me. Detective Beckett, there's a message coming in for you from the habitat.
Alandan daha iyi birini bulamaz mıyım sence?
You really don't think I can do better than Alan?
Alandan ayrılmaya karar verdim.
I have decided to break up with Alan.
Alandan, bundan eminim.
It's from Alan, I'm sure.
Alandan başka sana babacığım diyen birisi var mı?
Is somebody other than Alan calling you"Daddy"?
Alandan ayrılmadan önce başka bir şey var mı?
Anything else before I leave the area?
Burada oturanların bu alandan geçmelerine izin verilmedi.
It was not permitted that the inhabitants trespass in the area.
Alandan haber mi aldın Jane?
Jane, did you hear from Alan?
Arabanın içinde Alandan bir not buldum.
I found a note in it from Alan.
Herkesi derhal alandan uzaklaştırmamız lazım!
We need everyone out of this area now!
Results: 190, Time: 0.0423

Top dictionary queries

Turkish - English