ALEVI in English translation

flame
alev
ateş
ateşin
alevler
meşale
fire
ateş
yangın
ateşin
itfaiye
kovmak
alev
yangını
ateşle
atış
alevi
alawi
alevi
blaze
alev
çılgın bir ateş
yangın
ateş
yangını
cehennem
yakıp kavuran
çılgın alevli cehennemi
alewi
alevi
burn
yanık
yakın
yanar
yakacak
yanan
ateş
yanıp kül
yak
yanma
yakalım
flames
alev
ateş
ateşin
alevler
meşale
alaouite

Examples of using Alevi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yaşı alevi tutacak kadar büyük değil.
She's not old enough to sustain a flame.
Bırak alevi, minik bir ateşim olsa sigaramı yakacağım, o yok.
Forget about flames, I can't even light my cigarette.
İmkânsız bir rüyanın alevi ve duygusal bir kaosun çığı.
A flicker of an impossible dream and an avalanche of emotional chaos.
Adam alevi, evlilik vasıtasıyla Esadın kuzeni.
He's Alawite, Assad's cousin by marriage.
Alevi takip et. O alev..
She's the flame.-"Follow the flame..
Alevi hala yanıyor.
A flame that still burns.
Roketlerin kırmızı alevi.
And the rocket's red glare.
Hem biliyor musunuz, benim dedem de Alevi Şeyhidir.
Besides, do you know that my grandfather is an Alaii Sheikh.
Karanlık Ateş Seni Kurtaramaz, Udûn Alevi!
The dark fire will not avail you, flame of Udûn!
O iman etmeyenlere cehennem alevi yeter.
Those who turn away, Hell suffices for a blaze.
Gün ışığında Kim görebilir alevi?
In the sunlight Who can see a flame?
O alev.-'' Alevi takip et.
Follow the flame. She's the flame.
Bizler koruruz alevi.
For we're the keepers of the flame!
Trevor harikadır, ama bugün o alevi göremedim onda.
Trevor is great, but I saw no fire in him today.
De yaşanan talihsiz bir plazma alevi kazası sonucu uygulamaya konmuştu.
Put into effect in 1987 after an unfortunate plasma torch accident.
Tanıyabildiğim tek simge Pytar Alevi.
The only image I recognize is the flame of Py'tar.
Volantisin Kırmızı Tapınağının Yüce Rahibesi… Gerçeğin Alevi, İrfanın Işığı… Işık Tanrısının İlk Hizmetkârı.
The Light of Wisdom, the Flame of Truth, High Priestess of the Red Temple of Volantis, the First Servant of the Lord of Light.
Volantisin Kırmızı Tapınağının Yüce Rahibesi… Gerçeğin Alevi, İrfanın Işığı… Işık Tanrısının İlk Hizmetkârı.
The First Servant of the Lord of Light. High Priestess of the Red Temple of Volantis, the Light of Wisdom, the Flame of Truth.
İsmail, inançlı bir Alevi olsaydı Hakkın verdiği canı kendisi almaya kalkmazdı.
If Ismail had been an Alevi of faith he wouldn't have taken the life God gave him.
Bu alevi canlı tutuyorlar. Ve insanlar… dazlaklar,
Keeping that flame alive. And it's people… it's skinheads,
Results: 372, Time: 0.0397

Top dictionary queries

Turkish - English