ALMANA in English translation

take
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
buy
almak
al
alman
satın
alacağım
alın
ısmarla
alalım
kazandır
alayım
german
alman
have
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
taking
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
getting
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
like a kraut
of man-hands

Examples of using Almana in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu işi almana gerek yok. Hergün.
Every day. You didn't have to take this job.
Bana bir şey almana gerek yok Rosa.
Rosa, you don't have to buy me anything.
İşte senin ehliyet almana izin vermememin nedeni bu.
That's why I don't let you get your driver's license.
Annen yardım almana karşı mı?
Is she against you getting help?
Almana ne demeli? Peki ya şu?
And what about the German fellow?
Övgüleri senin almana izin veririz.
We will let you have the credit.
Hadi. Onu almana izin vermeden önce seni öldüreceğim.
I will kill you before I let you take her. Come.
Diğerleri kitabı kendine almana asla izin vermeyecek!
The others will never let you get. The Book for yourself!
Edeceğim. Pekala, çiftliği geri almana yardım.
I will help you Buy back the farm. All right.
Mesajı almana sevindim.
Glad you got the message.
En azından emeklilik fonunu almana engel olduk.
At least We stopped you from getting the pension fund.
Ritsuyu almana izin vermem!
I won't let you have Ritsu!
Hadi. Onu almana izin vermeden önce seni öldüreceğim.
Come. I will kill you before I let you take her.
Sen Almana benziyorsun.
You look German.
Sana bunu yapan cadılardan intikam almana yardım edebilirim.
I can help you get revenge on the witch who did this to you.
Sonra belki bir ısırık almana izin veririm.
And then maybe I will give you a bite. Buy me a stracciatella.
Dosyayı almana sevindim MacGregor.
Pleased you got the file.
İzin ver de içeri almana yardım edeyim.
Let megive you a hand getting that inside.
Maren İksiri almana izin vermeyecek.
Maren is not going to let you have the Elixir.
Daha çok Almana benziyorsunuz.
You seem more like a German.
Results: 492, Time: 0.0482

Top dictionary queries

Turkish - English