ANLAMAYAN in English translation

doesn't understand
anlamıyorum
anlayamıyorum
bilmezler
anlayışsız
kavrayamazlar
kavramıyorlar
etmesin fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz
understand
anlamak
anlayın
anlayış
anlarım
doesn't get
anlama
alma
binme
gerek yok
çıkma
kalkma
knows
bilmek
haber
bilen
öğrenmek
biliyorum
bilirsin
tanıyorum
bilin
farkındayım
tanırım
doesn't realize
farkında değiller
fark etmiyor
şuurunda değildirler
do not understand
anlamıyorum
anlayamıyorum
bilmezler
anlayışsız
kavrayamazlar
kavramıyorlar
etmesin fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz
don't understand
anlamıyorum
anlayamıyorum
bilmezler
anlayışsız
kavrayamazlar
kavramıyorlar
etmesin fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz
understood
anlamak
anlayın
anlayış
anlarım
understanding
anlamak
anlayın
anlayış
anlarım
didn't understand
anlamıyorum
anlayamıyorum
bilmezler
anlayışsız
kavrayamazlar
kavramıyorlar
etmesin fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz
didn't get
anlama
alma
binme
gerek yok
çıkma
kalkma

Examples of using Anlamayan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
That is because they are a people who are devoid of understanding.
Evet.- Beni anlamayan biriyle.
Yes.- Someone who didn't get me.
Çünkü insanın hâllerini anlamayan bir maymunsun.
That's because you're a monkey who doesn't understand the human condition.
Anlamayan aynı küçük çocuk. Herhalde ev hayvanı beslediği için niye dövüldüğünü.
Probably the same little boy who didn't understand why he was beaten for keeping pets.
Bu böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
They are a people who lack understanding.
Anlamayan aynı küçük çocuk.
Probably the same little boy who didn't understand.
Ve güneyli yapısıyla onu hiç anlamayan zengin eşinden muzdarip.
And so unhappy with a rich wife not understanding, her being a southerner.
Mutlaka anlamayan insanlar oldu.
There were definitely people who didn't understand.
Kendi toplumundan izole edildin seni anlamayan yabancıların arasında yaşamaya zorlandın.
Isolated from your own kind forced to live among strangers who didn't understand you.
Beni anlamayan bir tek sensin.
It's only you who understands me.
Senin gibi spordan başka bir şeyden anlamayan insanları dolandırır.
He takes advantage of people like you who know nothing but sports.
Burada bunu anlamayan var mı?
Is there anyone here who does not understand that?
Bana çocuklardan hiç anlamayan iki dadı gönderdiler.
Sent me two nannies who knew nothing about children.
Hala anlamayan var mı?
Is there anyone who still doesn't understand?
Soruyu anlamayan birinin… cevap vermesi çok zordur.
When one does not understand the question. It is difficult to answer.
Anlamayan bir tek ben miyim?
Am I the only one who doesn't understand?
Bir tek ben miyim? Anlamayan.
Am I the only one who doesn't understand?
Ama daima tam anlamayan bir tanesi vardır.
But there's always one that doesn't quite get it.
Anlamayan bir tek ben değilim diye düşünüyorum.
I know I'm not the only one who didn't get that.
Matematik dilinden anlamayan bizler için?
And for those of us who don't speak math?
Results: 285, Time: 0.0351

Top dictionary queries

Turkish - English