BELKIDE in English translation

maybe
belki
olabilir
galiba
perhaps
belki
muhtemelen
may
olabilir
mayıs
belki
mayi
olabilir mi
maye
edebilir miyim
probably
muhtemelen
herhâlde
büyük ihtimal
galiba
should
gerek
de
lazım
gerekiyor
gerekirdi
daha
bence
olmalı
iyi
olur
might
olabilir
mayıs
belki
mayi
olabilir mi
maye
edebilir miyim

Examples of using Belkide in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu belkide hatırlamış olduğun anlamına mı geliyor?
Does that mean you might remember?
Belkide bazı semptomları farketmeye başladın.
Probably starting to notice some symptoms.
Köpek kurtarmak belkide daha iyiydi.
Saving dogs might be better.
Evet, belkide bu durumu açıklayan en iyi kelime.
Yeah, that's probably the best word to describe it.
Belkide aşırı Çakra kullanmaktan ölmüştür bile.
He might be dead already from using up too much Chakra.
Bu elleri yıkamak için 3 yılımı harcadım belkide.
I have wasted probably 3 years… Just washing these hands.
Belkide ben biliyorumdur.
I might.
Bak, eğer, bu düşündüğün doğruysa, belkide o gerçekten korkmuştur.
Look, if what you thinkis right, he's probably really scared.
Belkide disarida olmamiz bu koylunun yaninda olmaktan daha iyidir!
It might be better out there than with this redneck nutbag!
O gün botu kiralayan belkide yüz kişi vardır.
There were probably a hundred people renting a boat that day.
Bir kızın evinden diğerine gidiyor… Belkide New Yorkta da kız arkadaşı vardır.
He moves from girlfriend to girlfriend… might have another girlfriend in New York.
Ve çocukları olabilir. Belkide şimdi evli.
She's probably married with a couple of kids by now.
Evet, belkide bu aklıma gelen en kötü fikirdi.
Yeah, it might be the worst idea I have ever had.
Bu aptalca şeyler yapabilmek için… belkide son şansımız.
This might be the last chance we have to do something incredibly stupid together.
Sadece Sdace susup onu dinleseydik belkide o yaşıyo olucaktı.
Just stopped and listened to him… he might be alive right now.
Belkide durdurmamın tek yolu içeri girmem?
MAYBE I JUST STOPPED THE ONLY WAY IN, RIGHT?
Ah, dostum, belkide sen başka bir boyuta gittin.
OH, MAN. MAYBE YOU DID TRAVEL TO ANOTHER DIMENSION.
Belkide Memur Hu ile konuşabilirsiniz.
MAYBE YOU COULD TALK TO CONSTABLE HU.
Belkide benim davetiyem başka birine gitmiştir ve.
MAYBE WHAT HAPPENED WAS THEY SENT MY INVITATION TO HIM AND.
Belkide fazla iyi.
MAYBE HE'S TOO KIND.
Results: 3330, Time: 0.0372

Top dictionary queries

Turkish - English