BENCILCE in English translation

selfish
bencil
egoist
self-serving
bencil
kendine hizmet eden
kendine hizmet etme
selfless
fedakâr
bencil
özgecil
özverili
özgeci
kendini düşünmeyen
diğerkamlık
inconsiderate
düşüncesiz
saygısız
bencilce
duyarsız
self-involved
bencil
egoist
kendimle ilişkim
kendine düşkün
of selfishness
bencillik
so callously
bencilce
self-absorbed
bencil
kendimi düşündüm
kendini beğenmiş

Examples of using Bencilce in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bencilce ve aptalca davrandı.
He's been selfish and stupid.
Bencilce davranıyor.
He's being selfish.
İlk başta bencilce düşünüyordum çünkü işin ucunda kendi namım vardı.
At first, it was selfish… because my name was attached to it.
Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.
This is self-indulgent, and-- Please stop.
Yaptiklarimiz bencilce ve çocukçaydi.
What he did was selfish and childish.
Laura, bencilce ve sorumsuzca davrandi.
What Laura did is selfish and irresponsible.
Bencilce sadece kendim için çalıştım.
Being selfish, only doing shit for me.
Yani bu biraz bencilce ve… biliyorsun.
I mean it's kind of selfish and… you know.
Seni bencilce sevmek istemiyorum.
Don't want to love you in selfishness.
Bencilce davranıyorsun.
You're being selfish.
Bu çok bencilce ve aptalcaydı. Bir daha olmayacak.
That was selfish and stupid, and it won't happen again.
Bu yaklaşım bencilce ve düşüncesizce olur.
That approach is self-indulgent and reckless.
Bencilce olmayan iyilik yoktur.
There's no unselfish good deeds.
Aldatmak bencilce ve korkakça bir eylemdir. Bahanesi olamaz.
Cheating is selfish, and it is cowardly, and there is no excuse for it.
Bencilce ve çocukça davranıyorsun ve artık bunu kesmeni istiyorum.
You're being selfish and childish, And i want you to stop it.
Timmyi buraya getirmek bencilce olurdu benim için.
The truth is, bringing Timmy here would be selfish. You know, it would be for me.
Bunun biraz bencilce olduğunu biliyorum ama bugün yılın en sevdiğim günü.
I know it's a little self-centered, but this is my favorite day of the year.
Bencilce ve düşüncesizce davrandığımı biliyorum.
I have been selfish and thoughtless and self-concerned,
Bencilce ve aptalca davranıyordu.
He was being selfish and stupid.
Asla bencilce sorunları çözemezsin.
You never had problems being selfish.
Results: 1096, Time: 0.043

Top dictionary queries

Turkish - English