SELF-ABSORBED in Turkish translation

[ˌself-əb'zɔːbd]
[ˌself-əb'zɔːbd]
bencil
selfish
self-centered
self-absorbed
egotistical
selfless
self-serving
self-involved
selfishness
self-centred
kendimi düşündüm
bencilsin
selfish
self-centered
self-absorbed
egotistical
selfless
self-serving
self-involved
selfishness
self-centred
bencilce
selfish
self-centered
self-absorbed
egotistical
selfless
self-serving
self-involved
selfishness
self-centred

Examples of using Self-absorbed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
How self-absorbed can you be?
Nasıl bu kadar kendinden eminsin?
You self-indulgent, self-absorbed, non-professional?
Sen kendini düşünen, kendine dalmış ve profesyonel olmayan biri değil misin?
Too self-absorbed in life, that they… Self-absorbed?
Hayattayken o kadar kendilerine dönük.
Because your actions don't only affect you, you self-absorbed pretend teenager.
Çünkü yaptıkların sadece seni etkilemiyor. Seni dalgın numarası yapan genç.
Shh. Are all the people you tutor this self-absorbed?
Hişş. Çalıştırdığın tüm insanlar böyle bencil mi?
Are all the people you tutor this self-absorbed?
Çalıştırdığın tüm insanlar böyle bencil mi?
Are all the people you tutor this self-absorbed? Shh?
Hişş. Çalıştırdığın tüm insanlar böyle bencil mi?
To notice a fox in the henhouse. Absentee parents, too self-absorbed.
İlgisiz ebeveynler kümese giren tilkiyi göremeyecek kadar bencildi.
Daffy, you're a mean spirited, self-absorbed.
Daffy, sen kötü huylu, kendini düşünen.
You're supposed to be so vacant and self-absorbed that you just let me vent without piling on.
Için o kadar boş ve bencil olmalı ki sana yük olmadan tüm içimi dökmeme izin vermelisin.
Because I think that, actually, even though I do think you are pretty self-absorbed and extremely needy, that he needs
Çünkü aslında, epey bencil ve ilgi manyağı bir kadın olduğunu düşünsem
How could they possibly think that we should play those mean, horrible, self-absorbed girls!
Nasıl bu aşağılık, kendini beğenmiş kızlar rolüne uygun olduğumuzu düşünürler!
The next is as if you are losing your enthusiasm. One second you are the world's most self-absorbed person.
Bir saniye dünyanın en bencil insanı sensin… Bir sonraki saniye, sanki coşkunu kaybediyorsun.
You were just playing with that overdressed, self-absorbed Prince Achmed, weren't you?
O züppe, kendini beğenmiş Prens Ahmetle sadece oynuyordun sen, değil mi?
Those mean, horrible, self-absorbed girls! How could they possibly think that we should play!
Nasıl bu aşağılık, kendini beğenmiş kızlar… rolüne uygun olduğumuzu düşünürler!
You're a greedy, arrogant, Hello? avaricious? overbearing… self-absorbed.
Sen açgözlü, kibirli, bencil,… gaddar… Alo?- Tamahkâr?
You know, If you weren't so intensely self-Absorbed, You would realize that all of life is a balance.
Bu kadar yoğun biçimde bencil olmasaydın hayatın bir dengesi olduğunu fark edebilirdin.
And I don't need to love your self-absorbed poetry in order to be kind to you.
Sana karşı kibar olmam için… senin bencil şiirlerini sevmeme gerek yok.
Marshall Townend(Reg Rogers): the overly dramatic, self-absorbed director of Boxing Day, who is dating Kate.
Marshall Townend( Reg Rogers): Boxing Day oyunun aşırı dramatik, bencil yönetmeni, Katein sevgilisidir.
No, Billy, I'm the one who's been selfish and self-absorbed with all this post-traumatic stress.
Hayır. Billy, ben bencilce davrandım ve kendimi düşündüm travma yüzünden oldu.
Results: 99, Time: 0.0358

Top dictionary queries

English - Turkish