Examples of using Beste in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Beste ve sahibinin meçhul olduğu gerçeğini değiştirmez. Zevk duyarız.
Festivalde piyano, keman ve beste olmak üzere üç yarışma kategorisine yer verildi.
Zamanımı alıyorlar. Beste için zaman gerekli.
Yarışma için sadece 2 beste!
Seni tanımasaydım mümkün olmazdı. Ancak biliyorum ki bu beste.
Father Knows Beste dönüşeceğimi mi sandın?
Öylesine takmıştı ki beste yaparken o melodiyi hayal etmeye çalışıyordu.
Güzel beste, değil mi?
Dinle, hayatını beste yaparak kazanıyorsan ilham gelmesini beklersin.
Söz ve beste de Jamie Sullivan tarafından.
Bugün saat beste otobüs garında olacak.
Bir gün beste yapmayı öğreneceksin.
Bu beste bir soytarıya ait değildi.
İyi beste, iyi zaman.
Artık beste yapıyorum.
Bence Yamaha bize nasıl beste yapmamız gerektiğini öğreterek çok iyi bir iş yaptı.
Evet, beste parasıyla ödeme yapabilirim.
Bana ilk beste olacagimi söz verdin.
Ama belli ki bu beste onun manevi baskısını hafifletiyor.
Dürüstçe beste yapıyorsanız, bu sanattır.