Examples of using Bildirin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Durumunda bir değişiklik olursa bana bildirin. Anlıyorum.
Onlara sistemin 4. gezegenine doğru bir yaratık kovaladığımızı bildirin.
Hayır. Şüpheli kimseyi görürseniz bize hemen bildirin.
Anlıyorum. Durumunda bir değişiklik olursa bana bildirin.
Onlara bu gemiyle o yaratığı yok etmeyi üstlendiğimi bildirin.
Jesuits, Lugats, ikinci minderdeki hakem masasına sonuçları bildirin.
Ebeveynlik izninizi, izniniz başlamadan 2 ay önce işvereninize bildirin.
Düşmana burada olduğunuzu bildirin.
Eğer haber alırsanız, lütfen bana bildirin. Düşünmüştüm ki belki.
Teğmen Uhura, Yıldızüssü 4e, mekiği kurtardığımızı bildirin.
Haklısınız. Nili idare eden adama onun kutsallığını bildirin.
Kardeşimin düğününe gelin ve yanıtını bize bildirin o zaman.
Ve yıldız filosuna, onu Yıldız üssü 214e bırakacağımızı bildirin.
Haklısınız. Nili idare eden adama onun kutsallığını bildirin.
Pekala, bana nasıl gittiğini bildirin.
Bizi yok etmek isteyenlere bunu bildirin. Evet.
Gelme! Merkezi arayın, bölge polisine bildirin.
Hoşunuza giden bir şey varsa bana bildirin.
Merkezi arayın, bölge polisine bildirin. Gelme!
Merkezi arayın, bölge polisine bildirin. Gelme!