BILMIYOR in English translation

knows
bilmek
haber
bilen
öğrenmek
biliyorum
bilirsin
tanıyorum
bilin
farkındayım
tanırım
doesn't know
bilmiyorum
bilmezler
bilemiyorum
tanımıyorum
bilenler değiliz
değil ama insanların çokları bilmiyorlar
bilir
don't know
bilmiyorum
bilmezler
bilemiyorum
tanımıyorum
bilenler değiliz
değil ama insanların çokları bilmiyorlar
bilir
know
bilmek
haber
bilen
öğrenmek
biliyorum
bilirsin
tanıyorum
bilin
farkındayım
tanırım
knew
bilmek
haber
bilen
öğrenmek
biliyorum
bilirsin
tanıyorum
bilin
farkındayım
tanırım
does not know
bilmiyorum
bilmezler
bilemiyorum
tanımıyorum
bilenler değiliz
değil ama insanların çokları bilmiyorlar
bilir
didn't know
bilmiyorum
bilmezler
bilemiyorum
tanımıyorum
bilenler değiliz
değil ama insanların çokları bilmiyorlar
bilir
known
bilmek
haber
bilen
öğrenmek
biliyorum
bilirsin
tanıyorum
bilin
farkındayım
tanırım

Examples of using Bilmiyor in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Neden? Olabilir. Jack Sparrow ne istedigini bilmiyor.
Why? Jack Sparrow does not know what he wants. Maybe.
Eşim burada olduğumu bilmiyor.
My husband doesn't know I'm here.
Kimse bilmiyor, Jim de bilmiyor olabilir.
I doubt if Jim knows.- Nobody knows.
Olabilir. Jack Sparrow ne istediğini bilmiyor. Neden?
Why? Jack Sparrow does not know what he wants. Maybe?
Ancak grup o kadar gizli ki, kimse varolduğunu bile bilmiyor.
Rumour has it that he works for a group known only as The Organisation.
Bernie bilmiyor tüfeğe dair bişey.
you know Bernie didn't know.
Elinde ne olduğunu bilmiyor.
Doesn't know what she's got.
Ama kurban, Kraliçe Mary, bunu bilmiyor.
Does not know this. But the victim, the Queen Mary.
Sen olduğunu bilmiyor Piper.
It is known as you Piper.
Tom, Maryye kimin yardım edeceğini bilmiyor.
Tom doesn't know who's going to help Mary.
Kimse konuştukların hakkında bir şey bilmiyor.
Nobody ever knows what you're talking about.
Ama kurban, Kraliçe Mary, bunu bilmiyor.
But the victim, the Queen Mary, does not know this.
Tıp bilimi böyle bir şey bilmiyor.
There is no such thing known to medical science.
Zeus burada olduğumu bilmiyor.
Zeus… doesn't know that I'm here.
Kimse konuştukların hakkında bir şey bilmiyor.
What you're talkin' about. Nobody ever knows.
Buradan başka bir hayat bilmiyor.
He's never known any other life.
Tom bunun nasıl yapılacağını bilmiyor gibi görünüyor.
It looks like Tom doesn't know how to do that.
Kim olduğunu kimse bilmiyor.
Nobody knows who you are.
Tom Marynin nerede Fransızca okuduğunu bilmiyor.
Tom doesn't know where Mary studied French.
Kim olduğunu kimse bilmiyor.
Nobody knows who she is.
Results: 13704, Time: 0.023

Top dictionary queries

Turkish - English