BU ARADA in English translation

by the way
arada
yolda
meanwhile
bu arada
bu sırada
öte yandan
bu esnada
in the meantime
bu süre zarfında
bu süre içinde
bu zaman zarfında
bu arada
bu sırada
bu esnada
bu süreçte
bu süre içerisinde
incidentally
tesadüfen
bu arada
aklıma gelmişken
sırası gelmişken
oh and
oh ve
ah ve
bu arada
FYI
bilgin olsun
arada
haberin olsun
and it
ve bu
ve o
bu da
o da
ve hepsi
ve çok
ayrıca bu
hem
üstelik
ve sanki
by the by
bu arada

Examples of using Bu arada in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Planım bu. Bu arada ben Crosby.
I plan to. And it's Crosby.
Ve bu arada, içeri nasıI girdiniz?
And by the by, how did the two of you get in here?
Bu arada buyur, annemin ev yapımı pirinç lapası.
Oh, and here, my mom's homemade congee.
Bu arada, vampirlerle ayıkken savaşan bir Poeyu izlemek için para vermem.
FYI, I won't pay to see Edgar Allen Poe fight vampires sober.
Evet. Bu arada canavarların şehri istila etmesine neden olan senin birliklerindi.
Yes, and it's your troops that let the beasts invade the city.
Bu arada, Sean Renardın hastanede olduğunu biliyor muydun?
By the by, did you know Sean Renard is in hospital?
Bu arada E, Carrie Carlson aradı.
Oh, and, E, Carrie Carlson called.
Tamam. Bu arada, kızlar kendilerini dinleyen erkeklerden hoşlanır.
Okay. FYI, girls like a guy who listens.
Ah, bu arada, ufaklık değil…'' Efendim.
Sir," not"kid. Oh, and it's.
Bu arada Mabel, günlüğümü nereye koydun?
By the by, Mabel, where would you put my journal again?
Bu arada, bugün otelde Katrinayı gördüm.
Oh, and I saw Katrina at the hotel today.
Bu arada, ona söyleyene kadar o bağlantıyı kurmadı.
FYI- he didn't make that connection until I told him.
Ah, bu arada, ufaklık değil…'' Efendim.
Oh, and it's"sir," not"kid.
Bu arada Aston Martin fonuma cömert katkın için çok teşekkürler.
By the by, thank you so much for your generous contribution to my Aston Martin fund.
Bu arada gluten vermeyin lütfen. Hoşça kal, bebeğim.
Oh, and please, no gluten. Bye, baby.
Bu arada tam şuradaydı.
And it was Nutella.
Bu arada delirmiş sevgilin yurt odama baskın yaptı. Evet.
FYI, your insane boyfriend just ambushed me in my dorm room. Yeah.
Bu arada Sven, tekrar yürüyebilecek miyim?
By the by, Sven. Will I be able to walk again?
Bu arada anneme KübaIı erkek arkadaşından bahsettim.
Oh, and I told Mama about your Cubano boyfriend.
Bu arada benim birleştirmem gerekmeyen bir şey olsun.
And it's gotta be something I don't have to put together.
Results: 15721, Time: 0.048

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English