BUZ in English translation

ice
buz
buzul
kutup
dondurma
frost
buz
soğuk
ayaz
kırağı
don
icy
buz
soğuk
donmuş
buzlanmış
cold
soğuk
buz gibi
nezle
soğukkanlı
grip
üşümüş
soğudu
soğukla
icing
buz
buzul
kutup
dondurma
iced
buz
buzul
kutup
dondurma
ices
buz
buzul
kutup
dondurma

Examples of using Buz in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
İnsanların kasıklarına buz koyduğunu düşününce çok komik geliyor.
It's kind of funny, imagining people icing their groins.
Hades yada Buz Kabuğu tarafından ölecek.
Or die from Iced Shell.
Buz silahından hâlâ tık yok. Cait. Peki.
Cold gun is still not working, just like Killer Frost. Cait. Okay.
Orada da yüzeyde buz görüyoruz.
We see ices On the surface there.
O dile buz tutmaya devam et.
Keep icing that tongue.
Ateşli bir randevusu olanlar, onun buz tuttuğunu düşünsün.
Those of you with hot dates, consider them iced.
Buz silahının kriyojenik jeneratörüne molekül yavaşlatıcı entegre edebilirsek.
If we augment the molecular decelerator on the cryogenic generator of the cold gun.
Diline buz tutmaya devam et.
Keep icing that tongue.
O zamana kadar bileğinizi yüksekte tutun ve buz koyun.
Until then, keep your wrist elevated and iced.
O küçük buz silahın da seni elimden kurtaramaz.
And that little cold gun of yours isn't gonna save you from me.
Eve gidip ayağına buz koymalısın.
You should be home, icing your foot.
Harika!- Özel buz arseniği!
Special Iced Arsenic Cake!-Great!
Görsel ikiz karışıklığını bir kenara bırakırsak… benim buz silahım ve nükleer bomba Siren Xin elinde.
Doppelganger confusion aside, Siren-X has my cold gun and a nuke.
Odamda, hayalarına buz tutuyor.
Is in my room, icing his balls.
Ul bunu biliyordu ve bu yüzden Buz Kabuğunda ustalaştı.
Which is why she mastered Iced Shell.
Tam suratının üstüne bir kova dolusu buz gibi suya ne dersin?
How would you like a bucket of cold water in your face?
Yüzbaşı, büyük bir sorunumuz var. Motorlar buz tutuyor.
Captain, we have got a big problem with some of the engines icing up.
Odamda, hayalarına buz tutuyor.
He is in my room icing his balls.
Buz adacığı için kendini hazır hissetmeyen yaştaki kadınlar için.
IT'S FOR WOMEN OF A CERTAIN AGE WHO AREN'T READY FOR THAT ICE FLOE.
Daha ne kadar buz taşıyabilir bu?
HOW MUCH MORE ICE CAN THIS THING TAKE?
Results: 15028, Time: 0.0272

Top dictionary queries

Turkish - English