Examples of using Casus in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Neden? -Hiç anti-terörist kadın casus yok.
Öğrensem şaşırmam. Bu salondakilerin yarısının casus olduğunu.
Kim Jun-o, İkinci Casus Ekibinden bir ajan.
Kiralık casus, suikastçı.
Küfürbaz casus.
Casus olduğunu biliyorum.
Kalenin sırrını öğrenmende bu gizli casus sana yardımcı olacaktır.
İspanya neden Bonnairein ardından casus göndersin ki?
Her iyi casus arkasında çok şey bırakmamaya dikkar eder.
Giyin yalancı, casus kancık.
Casus olduğunu mu söylüyorsun?
Sun Tzu böylelerine'' kayıp casus'' der.
Öyle… belki de casus uyduları olabilir.
Bu sözler, Birleşik Devletlerde bir casus olduğunun kanıtı.
Diyelim ki vishnevsky bi yem casus.
Sonya bu casus ise sadece an meselesi.
Izlememden mi söz ediyorsun? Michellei casus gibi -Keşif yap.
Izlememden mi söz ediyorsun? -Keşif yap. Michellei casus gibi?
Izlememden mi söz ediyorsun? Michellei casus gibi -Keşif yap?
Izlememden mi söz ediyorsun? -Keşif yap. Michellei casus gibi.